Merhaba sevgili okur,
Bu ay size inanılmaz duygu yüklü bir kitapla geldim. Bu çok yakında televizyonlarda veya çeşitli film sektörlerinde kullanılmaya aday bir aşk romanı. Çok kıymetli Derya Arslan’ın ilk romanı “Sol Yanımdan Üşüdüm”. İkinci kitap en yakın zamanda bizlerle olacak.
Kitabın konusuna geçmeden evvel yazarın üslubundan söz etmek istiyorum. Devrik cümlelerin çokluğu, şiirsel anlatımı ile başlamalıyım. Cümlelerin akıcı olduğunu söylemek kesinlikle yerinde olacaktır. Lakin buna rağmen bir çırpıda hızla okunacak bir kitap diyemem size. Öyle cümleler kurulmuş ki estetik ve sağlam bir kurmaca olduğunu anlıyorsunuz. İşte bu durum kitabı bir kitap veya roman olmanın ötesinde bir sanat eserine dönüştürmüş. Anlatım bozukluğu yapmadan kurmanın zor olduğu cümlelere denk geldim ve yazara yazdığı için minnettar oldum. Hani bir kurguyu okurken estetik birkaç cümle bulup altını çizersiniz ya işte söz konusu eserde bu ihtiyacınızı paragraflar hatta sayfalarla gidermek durumunda kalabilirsiniz. O kadar çok estetik cümle var ki… Size yeniden hızla değil, duyguyla okumanızı önereceğim.
Eserde kendisinden haberi dahi olmayan bir “Adam”a kör kütük aşık ve bunu 3 yıl boyunca kendi içinde yaşamış bir “Kadın”ın var oluş sancısı var. Evli bir adama aşık olan ve bu gizli/yasak aşkını kimseye duyurmadan sessizce kendi içinde yaşayan kadın ağırlığa daha fazla dayanamayarak kendi yöntemleri ile “Adam”a ulaşıyor. Tam da aşık olduğu anda olduğu gibi anlamadığı bir şekilde adamın şehrinin kıyılarında nihayet dalga seslerini adama duyurabiliyor. Bununla da kalmayıp tüm kalkanlarıyla hem kendisi ile savaşırken hem de adamın kalbinin kapılarını zorluyor. Dahasını kitabı okuyunca görmenizi, yaşamanızı, hissetmenizi, o hıçkırık dolu gözyaşlarının tuzlu suyunda yıkanıp arınmanızı istiyorum.