“Gelecekte... Bir mucize olur da kendini yeniden aşık olacak durumda bulursan... Bana aşık ol.”
Toksik ilişkilere yatkın biri olarak toksik bir ilişkiyi okumuş hatta çok kolay bir şekilde gözümün önünde canladırmış bulunmaktayım. Aslına bakıldığında ilişkinin en başında büyük sorunların bilindiği fakat görmezden gelindiği, yalnızca yaşanılan aşka inanılmaya çalışıldığı yine de günün sonunda mantığın kazandığı üzücü ama zaferle bitmiş bir hikaye.
Açıkçası kime üzülmem gerektiği konusunda kararsız kaldım ve hepsine ayrı ayrı üzülmeyi seçtim. Aile travma yaşamış ve yetmezmiş gibi kendi kurduğu ailede de aynı duruma maruz kalan Lily. Çocukluk travması yaşamış ve ileriki yaşantısında da kara bulutların etkisinden kurtulamamış öfke problemi olan Ryle. Kendini yoktan var eden Atlas. Gerçi Atlas adına mutluyum. Günün sonunda Lily içinde. Ama Ryle... (Ryle için üzülmem etik değil.)
Lily gerçekten de güçlü bir karakterdi. Yaşadığı şeylerin karşında durmayı başarmıştı. Kitabın sonunda ben bile ‘Acaba denese miydi?’derken o doğru kararı alabilmişti. Çünkü tatlı dil yılanı deliğinden çıkarabilir ama Lily bir yılan değil, evet.
Yan karakterler keyifliydi. Destek veren ve sizi anlayan arkadaşlar her zaman iyidir.
Ağlamak ve belki bir nevi rahatlamak için aldığım bu kitapta sadece tek bir cümle için ağladım.
“Gelecekte... Bir mucize olurda kendini yeniden aşık olacak durumda bulursan... Bana aşık ol.”
Çünkü bazılarımız için bir mucize de olsa yeniden aşık olduğumuzda ‘ona’ aşık olamayız.