Amuli'nin naklettiği üzere Rağıb el-İsfahani, "aklın,din olmadan asla doğru yolu bulamayacağını ve dinin de akıl olmadan asla bir açıklık kazanamayacağını" çarpıcı bir berraklıkla dile getirir.
Akıl, kendi başına, hakikatin bir ilkesi ve zemini olmaktan ziyade, dünyadaki varlığımızın ve gerçekliğe verdiğimiz beşeri cevabın geniş bağlamı içinde işlev görür.