Hukukun kişilere hukuki güvenlik sağlayamadığı toplumlarda sosyal, ekonomik ve kültürel gelişme olmaz. Çünkü bu toplumlarda itibar ve servet, hukuki güvenlik olmadığı için i, çalışmaya değil devleti ele geçirmeye bağlı olarak paylaşılır. Devletin tedavül etmesiyle, itibar ve servet de tedavi eder. İtibar ve servetin yolu çalışmaktan değil, devlete sahip olmaktan geçiyorsa, insanlar mesaisini; sosyal, ekonomik, bilimsel, kültürel, edebi ve sanatsal değerler üretmek için değil, devleti ele geçirmek için veya en azından devleti ele geçirenlere yakın olmak için harcarlar. Böyle toplumlarda en çok üretim yapmış iş adamı değil, iktidara en yakın olan işadamı en çok parayı kazanır. Bu toplumlarda bir üniversitedeki en liyakatli profesör değil iktidara en yakın olan profesör rektör olur. İnsanların emeğini ve zamanını, ekonomik, bilimsel, kültürel, edebi ve sanatsal değerler üretmek için değil, iktidara yakın olmak için harcadığı bir toplum, kaçınılmaz olarak yerinde sayacaktır.