Hayatımızı Aristonun Zaman'ı gibi bir çizgi olarak değil de, böyle yoğun anların tek te her biri olarak düsünmevi öğrenirsek, sevgilimizin sofrasımda sekiz yıl beklemek bize alay edilebilecek bir tuhaflık, bir saplantı gibi seğil, şimdi yıllar sonra düsündüğüm gibi Füsunların sofrasında geçirilmiş 1593 mutlu gece gibi gözükür. Cukurcuma'daki ev yemeğe gittiğim aksamların her birini -en zorunu, en umutsuzun ve en gurur kırıcı olanını bile bugün büyük bir mutluluk olarak hatırlıyorum.