[10] Pek çok şeyden kesinlikle kurtul, yalnızca bunların pek azını aklında tut; ayrıca herkesin şimdide, sadece bir an- lığına yaşadığını hatırla. Kalan günlerimiz ya geçip gitmiştir ya da bilinmezdedir. Yaşam gerçekten kısadır. Bu kısacık yaşamı yeryüzünün ufacık bir köşesinde sürdürür herkes. Uzun bir yaşamın ardından gelen şöhret bile kısadır. Uzun zaman önce ölmüş birisini, ya da bizzat kendilerini öğren- memiş olanların hepsi, kendinden öncekiler gibi çok hızlı bir sekilde ölmüş olacak.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
kendi zekâsını ve Koruyucu Ruhunu ve onun erdeminin gerekliliklerini seçmiş biri trajik tavır takınmaz, yakınmaz, ıssız bir yere veya kalabalığa ihtiyacı yoktur. En önemlisi de bir şeyi kovalamadan veya bir şeyden kaçmadan yaşar. Ruhunun uzun mu yoksa çok kısa süreliğine mi vücudunda kalıp kalmayacağıyla ilgilenmez. Böylece bir an önce ayrılması gerektiğinde kolaylıkla gider; idaresindeki herhangi bir şeyi mütevazı ve düzenli bir şekilde yaptığı gibi bunu da öyle yapacaktır
Başka birinin ruhundakileri izleyip anlamadığı için bedbaht olana pek sık rastlanmaz; fakat kendi ruhunu yakından takip etmeyenlerin bedbaht olması kaçınılmazdır.
(Baştan sona SPOİLER içerir)
Önce eleştirdiğim noktalara değinmek istiyorum.
Birincisi kitap bir kişinin ağzından anlatılmış.
Orhan Pamuk kendini Kemalin yerine koyup onun baktığı gördüğü hissettiği yerden anlatıyor tüm hikayeyi. Kemalin neler çektiği alt üst olan hayatı tüm kitap boyunca Füsun da Fusün takıntısı... vs
Ama Keşke fisunun da ta en başından 8 yıl boyunca ve ölüm(intihar) anına kadar ne hissettiğine dair bir iki cümle okuyabilseydim.
Mesela evli olduğu halde kemal evlerine gidince neler hissettiği gibi...
İkincisi klasik Orhan kemal dersiniz belki ama yine de çook gereksiz ayrıntı detay ve betimlemelerle sabrınızın sınırlarını zorluyor (benimkini zorladı) boğdu boğdu duvara attı.:)
Mesela
1. Nişan gecesi bitmek bilmedi kalkıp yüzükleri kendim takıp hadi dağılın diyesim geldi :)
2. 8 yıl boyunca Füsunun evine gidip gelme detayı sofrada hissettikleri evden aldığı eşya mevzusuna defalarca geri sararak değinmesi ..
Öğretmenin verdiği sınav kağıdı dolu görünsün diye uzatılmış paragraflar gibiydi:)
Detay konusunda Dostoyevskinin Raskolnikovu neyse
Orhan pamuğun Kemali oydu.
Bazen Yeşilçam izler gibi canlandı gözümde de hikaye bir şekilde bitiyor çok şükür bitirdim:)
KUTSAL BİR AŞK HİKAYESİ diye başladım ama
Feridun füsunu aldatıyor kemal sibeli, sibel zaim ile evleniyor fisun tekrar kemalle, krmalin babası başkasını sevdi ama annesiyle evli falan bu kadar çarpık ilişkilerin ve aldatmanın olduğu kitap aşk kitabı mı tartışılır
Kemalin aşk hikayesinden ziyade psikolojik rahatsızlıktı. Obsesif (kitapta kemal onu anlamadığımızı belirterek buna karşı çıkıyor), bağımlılık alışkanlık bir erkeğin libidosunun başa açtığı belaları anlatıyordu bence aşk bu duygulardan çok uzak.
Kitabın sonunda fisun mu kemal mi çok acı çekti çok aşıktı diye sorarsanız mesela
Masumiyet MüzesiOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202460,5bin okunma