İnsanlar arasında susuzluktan ölmek istemeyen, bütün bardaklardan içmeyi öğrenmelidir; insanlar arasında temiz kalmak isteyen, kirli suyla yıkanmayı dahi bilmelidir.
Gözlerinin içine baktım geçenlerde, ey hayat! Dipsizliğe gömülüyordum sanki. Ama sen beni altın bir oltayla çektin çıkardın, alay edercesine güldün, sana dipsiz dediğimde. “Bütün balıklar öyle derler” dedin; “dibini göremedikleri şey dipsizdir onlarca.”
Dostun biri sana kötülük ederse, şöyle de: “Bana ettiğini sana bağışlıyorum, ama kendine ettiğini, — onu nasıl bağışlarım!” Böyle buyurur her büyük sevgi: o bağışlamayı da, acımayı da alt eder.
Biri hep fazladır çevremde” — böyle düşünür yalnız kişi! “Hep bir kere bir, — iki olur çıkar sonunda!” “Ben” ve “Beni” hep pek ateşli görüşürler: dost olmasa, nasıl katlanırlardı?
Kişi herkesi biraz fazla tanır. Ve nice kimseler bize göre saydamlaşırlar, yine de biz onların içine hiçbir zaman giremeyiz. İnsanlar arasında yaşamak güçtür, susmak çok güçtür de ondan. Ve biz zıddımıza gidene haksızlık etmeyiz en çok, bizi hiç ilgilendirmeyene ederiz.