oysa benim de dünyaya ve içindeki bir takım saçmalıklara
pervasızca kafa tuttuğum zamanlar vardı
sen yetişemedin
bir haksızlık bir adaletsizlik bir bile isteye kırılmış kalp
görmeyeyim yıkarım ortalığı dediğim zamanlar vardı
sen görmedin
hep böyle içi çürümüş
mücrim bir ağaç değildim
bakma şimdi gölgemi
her türden mahlukata çiğnettiğime
beni bu hale sokan
hep taahhüt edilen
ama hiç yerine getirilmeyen
bir takım vaatler
sözler
karşılık bulamamış seviler ve beklentiler
senin büyük bir kalbin var
herkese üzülmeye yeter
benimki ikimizin bile üstesinden gelemez
içinden çürümüş bir ağaç kadar asilim
kendine faydası yok
gölgesi herkese yeter
sözlerim hiç hükmündedir
sınır çizenlerin katında
hem kimim ki ben
kafayı yemiş
uluslararası ve kravatlı adamların
toprakları çocuk gözyaşlarıyla suçladığı bu coğrafyada
bir garip
bir meczup
bir aşık
bir
...