Kader PÜLAT

Bir Müslüman'ın bütün hayatı ibadettir;onun için bütün dünya,sadece Allah'a ibadet edilecek bir camidir.
Reklam
Yâ Resûlullah ! Seni çok seviyorum.
"Eğer beni seviyorsan fakirliğe karşı hazırlıklı ol ve zırhlı ol çünkü fakirlik beni sevene yüksekten inen bir selden daha çabuk ulaşır."(Tirmizi) Hadiste ifade edilen fakirlik ,sadece maddi fakirlik değil ,bunun yanında sevginin ispatı için ortaya konacak amellere göre başa gelecek bela ve musibetlere karşı sabır göstermektir. Çünkü" seni seviyorum" demek; bir iddiaydı; her İddaa sahibinden ispat istediği gibi bu iddia da ispat istemekteydi. İspatı ortaya koymamış iddialar ,sadece havada kalan ,hiçbir fayda sağlamayan sözlere dönüşürdü
Namaz
Hz Muhammed, ezanı duyup da harekete geçmeyen insanların evlerinin önünden geçerken yandıklarını hissettiğini söyler (Buhari, Müslim). Böylece bir hadisle namaz, İslam'la küfür arasındaki farkı da açıklıyor. Peygamber ve halifeleri zamanında cemaat namazlarına gelmeyen bir kişi- öyle ki münafıklar bile kendilerini mecbur hissederlerdi- Müslüman sayılmazdı. Namazı gelmedikleri zaman azarlanırlardı fakat gelince gönülsüz namaz kılarlardı. Onlar Allah'ım azıcık bile anmadan, insanlar kendilerini övsünler diye, isteksizce namaz kılmak için ayağa kalkarlar.(Nisa,4/42)
Gerçek başarı, asıl yargıcın sizin Mümin, itaatkâr ve inançlı kullar olduğunuza karar vermesidir.
Gerçekten Müslüman Mıyız?
İkinci kısım Müslümanlar kişilikleri ve varlıkları İslâm'la tamamen kaynaşmış insanlardır. Taşıdıkları bütün sıfatlar Müslümanlıktan sonra gelir. Baba, oğul, eş, mal sahibi, işçi veya işveren, hangi konumda olurlarsa olsunlar Müslüman gibi yaşarlar. Duygu ve istekleri, ideolojileri, görüşleri, hoşlandıkları ve hoşlanmadıkları şeyler İslâm tarafından şekillendirilir. Allah'ın gücü onların yürekleri ni ve akıllarını, gözlerini ve kulaklarını, midelerini, cinsel arzularını, ellerini ve ayaklarını, bedenlerini ve ruhlarını sımsıkı kavramıştır. Ne sevgileri, ne de nefretleri İslâm'dan bağımsız oluşmaz. Sadece İslâm için savaşır veya dost olurlar. İslâm'ın gerektirdiği şekilde alırlar ve verirler.