Adı:
Gelin Müslüman Olalım
Baskı tarihi:
Kasım 2009
Sayfa sayısı:
280
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753520393
Kitabın türü:
Çeviri:
Filiz Handan Türedi
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pınar Yayınları
Bu bir uyarı, tavsiye ve öğüt kitabıdır.Amacı insanları Allaha itaat etmeye teşvik etmek, onları itaatsizlikten uzak tutmak ve Ona karşı samimi olmalarını sağlamaktır. Arka Kapak YazısıKitabı okuyun, göreceksiniz ki Mevdudinin söylevinde bir kez yer almış sıradan sözler bile olağan üstü ya da en azından bizim zamanımızda olağanüstü olmuş bir özellik kazanmaktadır. Çünkü o, Kuranda sadece sözlük ve kültürel anlamları olan sözlere duygu ve niyet katar. Böylece Kuranın buyruğu tarafından yeniden şekillenen ve onun yüreğinin potasında eriyen, İman, İslam ve İslamın beş şartı gibi kavramlar ilk ortaya çıktıkları yıllardasahip oldukları bir canlılık ve devrimci bir heyecan kazanırlar. Derken inanç ve uygulamalarımızın o kabul edegeldiğimiz sakin dünyası çökmeye başlar. Sonra İslamı yeniden anlamaya çalışmak için istek ve cesaret bulmaya başlarız.Bu bir uyarı, tavsiye ve öğüt kitabıdır.Amacı insanları Allaha itaat etmeye teşvik etmek, onları itaatsizlikten uzak tutmak ve Ona karşı samimi olmalarını sağlamaktır.
Eseri okurken o kadar duygulandım ve o kadar canım acıdı ki.. Hep derinlerde eksikliğini hissedip ‘’bu değil, farkımız olmalı ama bizim her şeyimiz yediklerimiz, içtiklerimiz, kavramlarımız, izleyip/dinlediklerimiz, giydiklerimiz, sancısını çekip dert bildiklerimiz, peşinden koştuklarımız, gündemimiz; kafir olanla da, imansız olup davası olmayanla da, din düşmanlarıyla da hemen hemen aynı’’ derdim. Gözüm her zaman o farkı aradı, Müslüman ailelere bakıp o doyumu hissetmek ve ‘’işte bu’’ kelimesini kurup boşluksuz tavizsiz bir İslami yaşantıyı hep hissetmek istedim. Bu eser ‘’işte bu’’ diyebileceğim bir teslimiyetin, İslami bir yaşantının nasıl olması gerektiğini anlatıyor.

Herkes bilir domuzun haram olduğunu, zinanın haram olduğunu, vardır ayetlerde hükmü kesindir, yapan direk gözümüzden düşer Müslüman olamaz bu denilir oysa ayetlerde gıybet etmeyin, boş işlerle uğraşmayın, faize bulaşmayın v.b. bir çok emir daha vardır. Eser bütüncül bir imanın olması gerektiğini kılık/kıyafetlerle, aldığımız Müslüman isimlerle, sadece kıldığımız namaz ve oruçlarla vazifelerimizin bitmediğini dile getiriyor.

Sadece namaz kılmak, oruç tutmakla olmuyor diyoruz ya, peki bu ibadetlerin asıl gayesi ne Mevdudi diyor ki ‘’Allah’ın bize emrettiği bu ibadetler bizi hayatımız boyunca sürdüreceğimiz daha büyük ibadet’e hazırlar. Onlar hayatlarımızı ibadete çevirmenin araçlarıdır. Namaz size günde beş kere yalnız Allah’ın kulu olduğunuzu ve sadece O’na hizmet etmeniz gerektiğini hatırlatır....’’

İslam’ın kuşatıcılığı şart, çok küçük bir örnek vermek gerekirse misal; markete girdiğimizde ‘’helal mi/değil mi, içinde sağlığa zararlı maddeler var mı, hangi ekonomiye hizmet ediyoruz, nerenin malı’’ bunların hepsine cevap vermemiz gerekiyor. Eylemlerimizin yani tüm davranışlarımızın bir cevabı olmalı, İslam sadece şekilsel bir olgu değil; ekonomide, ailede, toplumsal ilişkilerde, siyasette yani her yerde davranışlar İslama dayandırılmalı.

Peki ibadet bütüncül olması gerekir derken ne demek isteniyor Mevdudi’nin sözü ile açıklayayım ‘’ Hayatınızda attığınız her adımda Allah’ın kanununu takip etmeli ve bu kanuna aykırı olan kanunlara itaat etmeyi reddetmelisiniz. Yaptığınız her şey O’nun gösterdiği şekilde olmalıdır.’’ Bu ibadet çeşidinin tatili olmadığını ‘’Şu zamanlarda Allah’ın kuluyum, şu zamanlarda değilim’’ diyemeyeceğimizi belirtiyor. Yani haccada giderim kredide çekerim deme lüksüne asla sahip değiliz.


Kitabın bir bölümünde Din’in bir, şeriatın farklı farklı olabileceğini, eğer bir insan Allah’ın yegane hüküm koyucu olup buna teslim olduğunda her Müslümanın şeriatı anladığı gibi uygulama hakkının olabileceğini diyor. Bunu kabul etmediğimizde ümmetin ne kadar çok zarara uğradığına değiniyor. Klasik örnek vermek gerekirse; -namazda kolların nasıl bağlanacağı- meselesi. Mevdudi bu konuda şöyle diyor ‘’ Eğer on Müslümanın onunun da değişik yöntemleri varsa, Allah’ın kurallarına itaat etmeleri gerektiğine inandıkları sürece Müslümandırlar.’’

Velhasıl Eser bu ve buna benzer konuları içeriyor.. Ocak ayından beri okumuş olduğum en güzel eserlerden biriydi bu. Allah yazandan da, tercüme edenden de razı olsun..
Her yeni şey üreten, yeni fikir ortaya atan, elini taşın altına koyan insana olduğu gibi Mevdudi'de çok sert eleştirilere uğrayanlardan. Ben henüz kendini tanımıyorum bu okuduğum 2. kitabı ve yanlış olduğunu düşündüğüm fikrini henüz görmedim. Ama şunu gizleyemem, nefsime zor geldiği için keşke bundan başka yolu olsa dediğim noktalar oldu. Birçoğumuz etrafında müslüman olduğunu söyleyen ama müslümanlık ile alâkasız bir hayat süren insanlar yüzünden islamı yanlış tanıyoruz. Bu bakımdan insanı en çok soğutan kendini müslüman yerine koyan ama hayatı boyunca sadece aynı kelimeleri tekrar edip duran ve kendinden olmayanları dışlayan 'sözde müslümanlar' sanıyorum. Hiçbir şekilde etrafınızdaki insanlara göre bir şeyden soğumayın ya da yakınlık duymayın. Kendiniz, kendiniz için araştırın. Aslında özünü bilseniz kabul edeceğiniz, mantıklı bulacağınız, inanacağınız bu dini insanlara bakarak reddetmeyin. Okumaya karar verecek olan olursa şunu tavsiye ederim, islamı araştırmaya öğrenmeye ilk olarak bu kitaptan başlamayın. Evet çok güzel kitap ama okunmadan evvel biraz yol alınmış olunması gereken bir kitap. Bundan başlamayın ama bunu okumadan asla geçmeyin. Henüz gençken ve daha tam oturmamış fikirlerimiz varken önce okumak sonra her türden her görüşten okumak o kadar önemli ki. Eğer gençlikten iyi ya da kötü oturmuş bir yaşantınız varsa artık yaşadığınız şeyin doğru olduğuna inanmaya başlıyorsunuz. Asıl doğru olan şey ise size yanlış gelmeye başlıyor. O yüzden doğru şeyleri vakit geçmeden bulmaya çalışmak çok önemli, yoksa olması gerekenden farklı bir yaşantınız oluyor siz bunun farkında olmuyorsunuz ve sonuç olarak bu hayatı nasıl yaşamışsanız öyle ölüyorsunuz. Okurken çok fazla yerde bu dine hayran kaldığım oldu mesela kadınlar konusu. Ama canımı sıkan yerlerde oldu, kendimi tutuyorum ve bilgisizlikten ya da nefsime ağır geldiğinden dolayı beni sıktığını söylüyorum kendime. Öyle çünkü biliyorum. Çoğu zaman islama çok ters görüşlü biri olsaydım acaba bunları okurken ne düşünürdüm diye sordum kendime. Bu sorularda da hep Seyyid Kutub'un şu sözleri geldi aklıma: "Şirin görünmek için İslâm'ı onlara asla olduğundan başka göstermeyeceğiz." Öyle ya da böyle, ne kadar dönüp durursam durayım ne kadar şaşalarsam şaşalayayım sonunda geleceğim yer burası. Biliyorum biliyorum. Sizde biliyorsunuz. İster okuyun ister okumayın, ister inanın ister inanmayın, ister acele edin ister etmeyin. Keyfiniz bilir, yaşadığınız gibi öleceksiniz.
Bu bir uyarı , tavsiye ve öğüt kıtabıdır . Amacı insanları Allaha itaat etmeye teşvik etmek , onları itaatsizlikten uzak tutmak ve o'na karşı samimi olamalrını sağlamaktır.yani kısaca bu kitabı okumalısınız.
Bu bir uyarı, tavsiye ve öğüt kitabıdır.Amacı insanları Allaha itaat etmeye teşvik etmek, onları itaatsizlikten uzak tutmak ve Ona karşı samimi olmalarını sağlamaktır. ( Arka Kapak ).
Gerçekten de öyle bir kitap.İnsan kendini sorgulamak zorunda kalıyor ve kitabın tesirinden kurtulamıyor.Bu kitabı İslamı dört dörtlük yaşayanlara ( yaşadığını sananlara ),kendini beğenmişlere ve eleştiriye tahammülü olmayanlara tavsiye etmem ( ! ) , çünkü bu kitabın - yan etkileri - vardır.İlla okuyacaksanız sorumluluk size aittir.İyi okumalar.
Seyyid Al'a mevdudi .Kitabın arka kapağında dile getirdiği gibi 'ben sadece gayrimüslimleri değil müslümanları da müslümanlığa çağırıyorum!. . çağrısını taşıyor.
Kitap ince olmasına karşın sindirilmesi ve düşünülmesi gereken noktalarla dolu . Seyyit Kutup,sezai karakoç gibi o da bir islam devleti inşasının nasıl olması getektiği üzerinde durmuş. Müslümanım demenin sorumlulukları ,sistemin bizleri süreklediği nokta,batının gölgesinde oluşumuz ... Gibi daha devam edebileceğim konular ama kitabı okuyup sistemi gerçekten dönüştürmek, diriltmek hakkında iyi bilgiler alacağınızı düşünüyorum .
Selam ile.
Mevdudi bu kitabında,Iman,Islam,Namaz,Oruç,Zekat,Hac ve Cihad başlıkları altında belki de şimdi anlamını yitirmiş olan veya anlamından uzaklasmıs olan bu 7 hususu kendine özgü diliyle anlatmış. Mevdudinin diline bu kitapla birlikte daha fazla hayran oldum. Kitabında sormuş olduğu sorular ve bu sorulara verilen cevaplar insanın kendisini sorgulatıyor. Çok etkileyici bir üslupla yazılmış efsane bir kitap...
Eğer müslümanlar da en az kafirler kadar İslam hakkında bilgi yoksunu iseler ve Bir Müslüman bir kâfirin yaptığı her şeyi yapıyorsa ne için bir kafir den daha üstün ve akıbeti Onunkinden değişik olmalı...hepimiz bu soru üzerinde ciddi olarak düşünmeliyiz?!!!
Mevdudi, “İman,İslâm,Namaz,Oruç, Zekât, Hac ve Cihad” olmak üzere yedi başlık altında topladığı kitabıyla “ Müslüman olmamayı gerektirecek geçerli bir sebep yoktur,” tezinin izahatını yapmaya çalışmıştır. “Gelin Müslüman Olalım” diyerek sadece inanmayanlara değil, Müslümanlara da davette bulunmaktadır. Bu çağrıda açık ve sade bir dil, ikna edici bir üslup, duyguları da harekete geçirecek bir hitabet kullanılmıştır. Hadislerden ve ayetlerden pek çok yerde delil olarak istifade edilmiştir. Müslüman olunulmaması durumunda karşılaşılacak dünya ve ahiret hayatının boyutlarına temas edilmiştir. Daha yaşanabilir bir dini hayat için bütün Müslümanların, özelde ise herkesin okuması gerektiğini düşünüyorum.Şimdiden iyi okumalar...
Sade bir dil, yalın bir anlatım.. Ve hepsinden önce tüm müslümanlara bir çağrı: Gelin Müslüman olalım..
Kısa sürede bitirdiğim ve hayatıma çok şey katan bir kitaptı.
Dünyada her nerede şer bulunuyorsa, hepsinin kaynağı tektir: Allah'tan başkasının üstünlük ve hakimiyetin kabulü.. Bütün yanlışların kaynağı ve şerrin tohumu budur.
Her müslümanın,bilinçli bir müslüman olmaya karar vermesinin ardından,ilk adım olması hasebiyle,altını çizerek okuması gereken bir kitap diye düşünüyorum..
İncelenmesi zor bir kitap olduğu için en baştan hatalarım için özür diliyorum. Öncelikle yazarın hayatının bilinmesinin, davasına olan bağlılığının öğrenilmesinin çok faydalı olacağını naçizane tavsiye ediyorum. Mevdudi birçok kişi tarafından ön yargı ile yaklaşılan bir şahsiyet, bazı söylemleri maalesef bazı insanların özellikle din sömürücülerinin çıkarlarını zedelediği için eleştirilmekte ve kara bir propaganda yapılmaktadır. Aynı durumu Seyyid Kutub da da görmek mümkün. Bu sebepten lütfen ön yargısız bir şekilde okuyun. İslamiyetin en hassas en kalbi meselelerinin inanılmaz bir kolaylıkla ve büyük bir duygu yoğunluğu ile anlatıldığına şahit olacaksınız. Yazar tevhidi, teslimiyeti, itaati, namazı, zekatı, haccı, cihadı öyle hoş örneklerle herkesin anlayabileceği bir dill anlatıyor ki hayran kalmamak etkilenmemek mümkün değil. Kendinizi sürekli muhakame halinde bulacaksınız ve ben Müslümanım ama aslında sadece görüntüde böyleymiş diyebileceğiniz bir kitapla karşı karşıyasınız. Şunu da belirtmek te fayda görüyorum ki yazar kimseye tektir etmiyor o özellikle şunu söylüyor, ben bunları başkalarını tektir eden onlara kafir deyin diye söylemiyorum kendinizi hesaba çekin diye söylüyorum.
Kuru ibadetlerin, kuru söylevlerin, kuru bilgilerin hatta ağızdam bir çırpıda çıkan Kelime i Tevhid in hayatımıza yansıtılmadığı sürece etkisiz elemanlar olarak kaldığını anlayacak ve bu hücumdan sonra kendinizi sorgulayıp Müslümanlığınızı gözden geçireceksiniz. Bilgiler davranışlarımıza yön vermediği sürece o bilginin bize ne faydası var diyor yazar, belki bunu defalarca duydunuz ama yazar bu klişeye en duygulu ve anlaşılır bir şekilde v önemine vurgu yaparak yeniden can veriyor. İbadetşn yalnızca namaz oruç vs olmadığı bunların bizi asıl ibadetlere hazırlayan yardımcı ibadetler olduğunu hatırlatıyor yazar.
Hwr gün fatiha süresinde yalnız sana küllük eder yalnız senden yardım dileriz. Diyen müslümanlar nasıl olurda sahte tanrı ve putlara küllük eder onlardan yardım bekler diyor yazar, sahte tanrı ve putlar nedir mi para, pul, şöhret, yöneticiler vs. Ve dışarıda yer alan tapınakları putları yıkmak kadar insanın içindeki putları kşnş, hasedi, nefreti vb yıkmanın daha da önemli olduğu vurgusu mevcut. Daha yazılacak o kadar çok söz var ki inanın samimiyetimle söylüyorum yazmakla bitmez. Dağınık oldu inceleme lütfen mazur görün. Faydalı olması dileğiyle. İyi okumalar.
Zikir; Allah’ın adını yalnızca sürekli söylemek değildir. O’nu gerçekten hatırlamak; günlük yaşamınızdaki olayların içine daldığınızda, O’nun adını ve iradesini aklınızda tutmasını gerektirir.
Ebu'l A'lâ el-Mevdudi
Sayfa 116 - Pınar Yayınları - 10. Baskı
"...İnanmak bir Müslümanın kalbinde Allah'a olan inancın sürekli canlı kalması demektir..."
Ebu'l A'lâ el-Mevdudi
Sayfa 172 - Pınar Yayınları
Nasıl bir kör gördüğünü, bir sağır duyduğunu iddia edemezse yaşamını Kur'an ve sünnete göre düzenlemeyi reddeden bir insan da kendine Müslüman diyemez.
Ebu'l A'lâ el-Mevdudi
Sayfa 61 - Pınar Yayınları
Bir müslüman sadece müslüman doğmakla gerçek müslüman olmaz.
Bir müslüman herhangi bir ırka ait olmakla müslüman olmaz;
İslam'ı takip etmekle müslüman olur.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Gelin Müslüman Olalım
Baskı tarihi:
Kasım 2009
Sayfa sayısı:
280
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753520393
Kitabın türü:
Çeviri:
Filiz Handan Türedi
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pınar Yayınları
Bu bir uyarı, tavsiye ve öğüt kitabıdır.Amacı insanları Allaha itaat etmeye teşvik etmek, onları itaatsizlikten uzak tutmak ve Ona karşı samimi olmalarını sağlamaktır. Arka Kapak YazısıKitabı okuyun, göreceksiniz ki Mevdudinin söylevinde bir kez yer almış sıradan sözler bile olağan üstü ya da en azından bizim zamanımızda olağanüstü olmuş bir özellik kazanmaktadır. Çünkü o, Kuranda sadece sözlük ve kültürel anlamları olan sözlere duygu ve niyet katar. Böylece Kuranın buyruğu tarafından yeniden şekillenen ve onun yüreğinin potasında eriyen, İman, İslam ve İslamın beş şartı gibi kavramlar ilk ortaya çıktıkları yıllardasahip oldukları bir canlılık ve devrimci bir heyecan kazanırlar. Derken inanç ve uygulamalarımızın o kabul edegeldiğimiz sakin dünyası çökmeye başlar. Sonra İslamı yeniden anlamaya çalışmak için istek ve cesaret bulmaya başlarız.Bu bir uyarı, tavsiye ve öğüt kitabıdır.Amacı insanları Allaha itaat etmeye teşvik etmek, onları itaatsizlikten uzak tutmak ve Ona karşı samimi olmalarını sağlamaktır.

Kitabı okuyanlar 210 okur

  • Rıdvan Kesgin
  • Ayşe
  • Murat İslam
  • Mevlüt Şenel
  • Tuğçe Zeynep Ünal
  • Gul Oksuz
  • İrem Altın
  • Taled Doğa
  • Resul Öztürk
  • Ömer Çakmak

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%13.3
14-17 Yaş
%8.3
18-24 Yaş
%30
25-34 Yaş
%31.7
35-44 Yaş
%11.7
45-54 Yaş
%5
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%56.1
Erkek
%43.9

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%41.1 (23)
9
%19.6 (11)
8
%30.4 (17)
7
%1.8 (1)
6
%3.6 (2)
5
%1.8 (1)
4
%0
3
%1.8 (1)
2
%0
1
%0