Geri Bildirim
Süha Murat Kahraman profil resmi
Süha Murat Kahraman kapak resmi
Sağlık Bakanlığı, V.H.K.İ
Lisans,Hacettepe İİBF,Maliye(mezun)-Anadolu Ü.,Açıköğretim F.,Sosyoloji(okuyor)
Çanakkale
Çanakkale, 27 Ocak 1987
Erkek
886 okur puanı
22 May 2017 tarihinde katıldı.
Sağlık Bakanlığı, V.H.K.İ
Lisans,Hacettepe İİBF,Maliye(mezun)-Anadolu Ü.,Açıköğretim F.,Sosyoloji(okuyor)
Çanakkale
Çanakkale, 27 Ocak 1987
Erkek
886 okur puanı
22 May 2017 tarihinde katıldı.
  • "...her ne kadar çeşitli mekanlar farklı müzikleri ortaya çıkarıyorsa da son zamanlarda özellikle yö­resel algılayışın gerilediğine tanık oluyoruz; çünkü teknoloji mekan tanımıyor ve çeşitlilik gösteren birçok kültürü benzer hale getiriyor.
    Önceleri dağ yüceliğe, deniz enginliğe, toprak sabra, yaprak sevince örnek olup, yöresel algılayışla müziğe aktarılırken, günümüzde dağ bir karış, deniz bir adım. Her yerde müzik adına yalnızca birkaç ses hakim. Kim bilir, belki de bunlara benzer nedenler yüzünden Anadolu'da artık türkü yakılmıyor..."
    Şenol Göka
    Pınar Yayınları(epub)
  • ...edebiyatçıların çoğumuzdan farkı da bu noktada öne çıkıyor. Onlar mekanın dilini iyi anlayıp, mekanı hayallerinde yeniden şekillendirebiliyorlar. Yoksa Cahit Sıtkı'nın evini anneye, Italo Calvino'un şehirleri kadına, Yahya Kemal'in lstanbul'u sevgiliye, Ahmet Arif'in sevgilisini Diyarbakır'a benzetmesi başka neyle açıklanabilir...?
    Şenol Göka
    Pınar Yayınları(epub)
  • ...Etrafımızdaki yüzlerce şeyi fark etmeye çabalayarak, aslında onları fark edebilecek özel yanlarımızı görmüş olmaz mıyız?
    Şenol Göka
    Pınar Yayınları(epub)
  • Mekan ve insan. Biri olmadan diğeri anlamsız. Bü­yük Türk düşünürü Farabi'ye göre ikisi de aynı. Yalnızca görüntüleri farklı. Mekanı en geniş anlamıyla ele
    alıp, kainata götüren Farabi "insan" diyor "küçük kainattır, kainatsa büyük insan."
    Şenol Göka
    Pınar Yayınları(epub)
  • Süha Murat Kahraman tekrar paylaştı.
    Fahrenheit 451...Bir grup itfaiyecinin ülkenin selameti ve huzuru için (!) problemle yüzleşmek yerine yakmayı ,yikmayi ve yok etmeyi tercih ederken kitapların ateşte sayfa sayfa çırpınışlarıni ,boguluslarini zevkle seyredislerini bunun yani sira çok çok azınlık insan da bu kullerden medeniyeti ,hakikati nasıl sirtlarinda omuzladiklarini,"tulumban al yetiş yangın var " misali yangını "söndürmek"için gayret sarfetmeye gönül vermiş kahramanın hikayesini konu alır .

    Distopik eserlerle yeni tanışmış bir insan olarak bir eser bu kadar mı etkiler bir insanı.Içim sizlayarak,yüreğim acıyarak okudum.Okuduklarım arasında kalbime en çok dokunani hiç şüphesiz "Fahrenheit 451" oldu.Hayatı kalbinde yaşayan birisi olarak bilmiyorum belki de kitaplara fazla anlam yüklüyorum.Bibliyoterapi misali adeta kitaptaki bir kahraman gibi oluyorum bazen .

    Kitabın bana hissettirdiklerine geri dönersek kitabın başında "itfaiyeci " demişim özür dilerim itfaiyeci kafanızda gayet naif ,gayet hoş bir vasıf bırakıyor değil mi,kafanizdaki imaja zarar vermeyeyim "kitap celladlari" onlar.Yapmadıkları için yikicilik kanlarina işlemiş.Kitapları acımasızca katlederek geleceği ,geçmişi ,şimdiki anı hunharca tüketen "leş yiyiciler" onlar.Kargadan bile ders alamayan ahlaki kötü ,sinesi dar Kabil'ler misali öyle kimselerdir ki
    gayzlarini,nefretlerini,hiddetlerini koskocaman dünyada bile gomecek bir mezar bulamadiklari için ,ülkeyi mezaristana çevirerek kötülüğün yanginini büyütmeyi maharet sayan zihinleri kurulu saat misali konumlandirilan masabaşi tik-tak'ları.Hayatın gerçeklerine dokunan iyi insanlara ,kitap okuyan entellektüel kimselere tahammulleri yok.Kendileri de biliyorlar ki hatta korkuyorlar ,korkudan tir tir titriyorlar ki güzel ahlakla (adalet,dogruluk) donanmis bir sine cehenneme bile konsa tavrını değiştirmez ,korku imparatorluguna boyun eğmez.Başına ne gelirse gelsin geniş bir yürekle karşılar.Biat
    eden,düşünmeyen,okumayan,
    araştırmayan,sorgulamayan insanlar lezzet aldıkları en büyük aziklari.Bundandır gerçeğin üstünü örtmek için ,seyircilerin nabzını tutmak için haberlerle ,reklamlarla,oturumlarla hipnotize ettikleri , günlerce haftalarca papağan misali hep ayni cizirtiyi,aynı miriltiyi sasmadan,sasirmadan tekrarlattiklari bütün evlerin duvarlarında aynı mekanik bir canavar (!) vardı .Konuşan bir duvar vardı ilişkilere ket vuran ,arkadaşlıkların dostlukların arasına tuglalar ören,şehrin en küçük gurultusunun bile giremeyecegi kadar tecrit edilmiş vurdumduymaz yasamlar...
    Betonarme olunca ilişkiler,
    başkasına temas edemeyince,
    duvarla yatıp, duvarla sabahlayinca kaba bir tabirle duvarla yekvucut olunca merhamet de kalplerden sökülmüş,duygular uyusturulmus ,
    hisler de dondurulmuş oluyordu kitapların dokunamadigi gönüllerin dev ekraninda(!).

    Fareli Köyün Kavalcisi misali yalanlarını insanların menfaatlerine kılıf uydurarak öyle tatlı ,oyle güzel ses cikariyormus gibi korkunun borazanligini yaparak ufledikleri calgiyla insanları akın akın peşlerinden surukluyorlardi.Yoksa yaşlı teyze kitaplarıyla beraber mi yakılmış,Mehmet Amca kitapları yakilmasin diye akıl hastanesine mi yatırılmış,ihtiyar İngiliz Profesörü Faber'in mesleği elinden mi alınmış kimin umrundaydi ?!...
    Hisssst...Uyumaya pardon seyretmeye devam (!).Başlarını duvardan cevirirlerse büyünün bozulacagindan korkuluyordu.
    Günün birinde seyretmeyenlerin seyredilecek duruma dusecekleri kafalara mıh gibi çakilmisti maalesef.Sadece kukla gibi davranirlarsa,kendilerinden beklenen role ayniyla sadık kalirlarsa "İyi bir
    hayat",hayatlarında başkasına yer vermedikleri,en değerli olarak gördükleri kendilerinin olacaktı.

    Ama bilmiyorlardı ki ne alavere dalavere cevirseler de gayzlariyla yanginlarini buyutseler de hiçbir zaman doğruluğu
    yakamayacaklarini.Haksızlığa karşı sessiz feryad eden bir azınlık da olsa birilerinin güzel bir hayat için değil güzel bir ölümün peşinde kostuklarini.Bilmiyorlardı ki kitaplar yakilsa bile Montag'ın tabi olduğu profesorler misali birilerinin hakikati ve gerçekleri kayıt altında tuttuklarini.Birilerinin Hansel ve Gretel misali üvey annelerinin zulmünden kaçıp evlerinin yollarını kaybetmemek için yollara serptikleri ekmek parçaları misali izlerle dogrulugun fikir kırıntılarını sancıyla adım adım adimladiklarini,cümle cümle yaşadıklarını.Ateşe ususen pervaneler misali hakikatin alevinin yükselmesi için yakmamak için yanmayı tercih ettiklerini ,girdikleri ateşi gün gelecek biriktirdikleri çoğalan bilgileriyle gül bahçesine cevireceklerini nerden bilebilirlerdi ki ? Her kelimenin bir mevsimi var diyor ya yazar susmanin da ,konuşmanın da ,gerçekleri haykirmanin da.Bundan dolayı kitaplasarak ,yeryüzünde bin çeşit olum kol gezse de canlı ve tetikte bekleyerek gerçeklerin ,tarihin,kayıtların saklanması gerekiyordu tarihi yagmalayan bir düzine talihsize rağmen .

    Son olarak yazar "— Büyükbabam derdi ki, ölen herkes ardında bir şeyler bırakmalıdır. Bir çocuk, kitap, ev... herhangi bir şey. Ya da ekili bir çiçek bahçesi. Elinin dokunduğu bir şey bırakmalı. Ona dokunan kimse senin varlığını hissetmeli." diyor ya geriye baktığımızda sahi ne verdik,ne eser bıraktık hiç düşündük mü? Yasak zihniyetlere rağmen bizlere arsivlik yapan,duygu,neşe,hüzün stoklayan,günümüze kadar ulasabilen kıymetli eserlerin değerini bildik mi ?Yaşayan kitaplar misali okuduklarimizla yetinmeyip varligimizla başka hayatlara ince dokunuşlar yapabildik mi ? Yoksa kitapların kapağından öteye gidemeyerek kelimelerle yapılan seyahatten mahrum mu bıraktık benligimizi ?Sahi ne verebilirdik ? Kül mü ,kocaman bir hiic mi ? Yoksa dolastiginiz yerlere rayihalar sactiginiz,yeserttiginiz güzel bir çiçek bahçesi mi ?

    Keyifli okumalar ...
Sağlık Bakanlığı, V.H.K.İ
Lisans,Hacettepe İİBF,Maliye(mezun)-Anadolu Ü.,Açıköğretim F.,Sosyoloji(okuyor)
Çanakkale
Çanakkale, 27 Ocak 1987
Erkek
886 okur puanı
22 May 2017 tarihinde katıldı.

Şu anda okudukları 7 kitap

  • İnsan ve Mekan
  • Karamazov Kardeşler
  • Mü'minlere Vaazlar
  • Divan-ı Kebir
  • Şiirler
  • İlm-i Aşk
  • Psikoloji

Okuduğu kitaplar 102 kitap

  • Maya
  • Samanyolunda Ziyafet
  • Ramazan, İktisat, Şükür Risaleleri
  • 100 Soruda Ramazan Orucu
  • Bir Dava Adamından Notlar
  • Bir Ruh Macerası
  • Akif'e Dair
  • Günlük
  • Ah'lar Ağacı
  • Parmaksız Salih

Okuyacağı kitaplar 25 kitap

  • Bülbülü Öldürmek
  • Peygamberin Aynaları
  • Tasavvuf ve Ahlak Eğitimi
  • Düşünce Düşlenir
  • Cenab-ı Aşk
  • Cemil Meriç ile Nur Sohbetleri
  • Medeniyet Aklı
  • Hayalin Hakikati
  • Kırk Hadis
  • Anna Karenina

Kütüphanesindekiler 63 kitap

  • 100 Soruda Ramazan Orucu
  • Samanyolunda Ziyafet
  • Dirilt Kalbini
  • Ramazan, İktisat, Şükür Risaleleri
  • Akif'e Dair
  • Unutulacak Şeyler
  • Erbain
  • Hikmet Pırıltıları
  • Yakınlık
  • Ene 'Sus Ey Nefsim'

Beğendiği kitaplar 75 kitap

  • 100 Soruda Ramazan Orucu
  • Samanyolunda Ziyafet
  • Dirilt Kalbini
  • Ramazan, İktisat, Şükür Risaleleri
  • Bir Dava Adamından Notlar
  • Bir Ruh Macerası
  • Akif'e Dair
  • Günlük
  • Unutulacak Şeyler
  • Ah'lar Ağacı

Beğendiği yazarlar 26 kitap

  • Mehmet Akif Ersoy
  • Cahit Zarifoğlu
  • Abdurrahim Karakoç
  • Gökhan Özcan
  • Babanzade Ahmet Naim
  • Cihan Aktaş
  • Nurettin Topçu
  • Cemil Meriç
  • Leyla İpekçi
  • Ali Şeriati