Süha Murat Kahraman

Süha Murat Kahraman
@SuhaMurat
Zeynep Demir Kahraman ile evli, iki çocuk babası, tabiatsever, hayvansever, İstanbulsever, köysever,seyahatsever, sanatsever, şiirsever, ümitvar bir ilim talebesi...
Merhaba Ben Cahit Zarifoğlu,Dedirten Kitap:
9/10
·511 syf.··
Beğendi
·
2025 5. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 10 Şubat 2025 16:24
Cahit Zarifoğlu… Daha önce birkaç kitabını okumuştum ama kendisi ile bu kitapta tanıştım diyebilirim. Çok doğal, muzip, ironik,keyifli, okuyanı meraklandıran, heyecanlandıran bir dili var. Hayattaki çoğu şeyin farkında olmanın ittiği bir yalnızlık içinde ve bu durum yer yer alaycı bir tavırla dışarı çıkıyor ama kendi içinde de öyle mutlu,keyifli yazdıklarından dışa taşıyor ve okuruna çok kolay ulaşıyor. İnsanların neden bu kadar Cahit Zarifoğlu dediklerini belki bu kitapta anladım diyebilirim. Şair kimliğiyle ön planda daha çok Zarifoğlu. Şiirlerinde çok kapalı. Kalın bir duvar örüyor adeta şiirlerinde. Sanki okuruna set olmaya, okurunu zorlamaya, açmaya çalışıyor. Kolay anlaşılmanın, çözülmenin önüne geçmeye çalışan bir şair var.Fakat burada, bu kitapta, muhatap anladığım kadarıyla, doğrudan okur değil. Bir kaygı var. Bu kaygının içinde okur da var ama genel olarak baştan aşağı İslâm'ın bu zamanda nasıl anlaşılması, yaşanması gerektiği derdi hepsinin önüne geçiyor.Zarifoğlu, ezber bozma kaygısı gütmeden muhatabını, hayatı daha iyi görebileceği bir yere çekiyor. Oradan bakıldığında, dünya,uğranılıp geçilecek bir yerden başka görülmüyor. Gözümüzle, gözümüzde büyüttüğümüz dünyayı kalbimizden uzaklaştırmaya çalışıyor. Benim gördüğüm, iman için, eline kalem yerine kazma kürek alınacak bir zamanda yaşasaymış Zarifoğlu, eline kazma kürek de alırmış. Hem de birçok kişinin almadığı gibi alırmış. Bak küreği Zarifoğlu gibi tutacaksın dedirtirmiş insanlara. Allah hepimize Zarifoğlu uyanmışlığından, mücahedesinden versin inşallah.Çok güzel adammış rahmetli. Saygıyla anıyorum. Toprağı bol olsun
Çocuklarımızla Atlara BiniyordukCahit Zarifoğlu · Beyan Yayınları · 2012313 okunma
Reklam
9/10
·188 syf.··
Beğendi
·
2025 3. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 30 Ocak 2025 13:51
Bir kitaptan fazlası. Küçük kızının vefatından sonra bir baba yüreği ne yaşar, nasıl yaşar, nasıl ayakta kalır sorularına cevap mahiyetinde bir eser kaleme alınmış. Çoğu yerde yutkunmaya sebebiyet verdiğini özellikle belirteyim. Fazlası ile acı ve hüzün barındırsa da kalbe iyi gelecek bir kitap. Mutlaka okunmalı düşüncesindeyim...
Hayat Ağır Ölüm HafifHüseyin Su · Şule Yayınları · 202316 okunma
9/10
·123 syf.··
Beğendi
·
2023 25. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 23 Ekim 2023 01:03
"Kuşkusuz hayatın özünü damıtmaktır öykü. Hayatı tanımlayacak o ayrıntı, o seçim ne kadar yerindeyse öykü de o kadar başarılı olur. Çünkü öykü biraz da ayrıntı, rafineleşme sanatıdır ve sıkıştırılmış bir cevher gibi parlar. O sadece eksiltme sanatı değil en değerli olanı seçme ve can alıcı olanı belirleme sanatıdır."  diyor  Necip Tosun  Öykünün ne kadar hayatın içinde ve bir o kadar da yazarın hayal gücü,  kurgu becerisi ve yazma yeteneği ile hayatın üstünde bir yazın türü olduğu hepimizin malumu. 'Gerçek'ten, 'hayat'tan alınan bir kesitin yazarın aleminde yeniden canlanması aslında bir bakıma öykü.Hem hayattan beslenen hem de üzerimizde bıraktığı duygu,düşünce,hissiyat ile yaşamımıza şekil veren bir yazın türü.Roman gibi uzun soluklu değil daha çok nokta atışlarla okuruna ilerleme imkânı veren bir mühendislik işi. İşte "Bir Talanın Sevinci" de bir öykü kitabı ve yazarının ilk eseri olarak çıkıyor karşımıza. Hayattan adeta cımbızla çekilmiş sahnelerden türemiş hikayeleriyle arz ediyor kendini. Daha yolun başında olmasına karşın peşinden gelecek eserlerin de yolunu açtığı besbelli. Yolu açık olsun, yoldaşları çok olsun inşallah. Öncelikle yaşıtım olan Gülnaz Eliaçık Yıldız Hocam'a biriktirdiği hayattan böyle bir güzel eser çıkarttığı için teşekkür ederim. Okurken,on sekiz öykünün her birinden ayrı keyif aldım. Duygudurumum ve düşüncelerimin seyri  hikayeden hikayeye değişti.Yer yer neşeye, yer yer hüzne uğrayarak, yazılanlar sanki bizim evde, mahallede,iş yerinde… gerçekleşmiş hissiyle kitabı bitirdim. Bir roman değildi şüphesiz ama şu hikayeyi de bitireyim ara veririm, şu da bitsin yatağa ondan sonra geçerim dedirten sürükleyiciliğle romanı aratmadı. Ne salt beyne hitap eden ne salt kalbe; ne sadece düşünceyi besleyen ne de sadece
Hayat
Bir Talanın SevinciGülnaz Eliaçık Yıldız · Şule Yayınları · 202347 okunma
Puan vermedi·104 syf.··
Beğendi
·
2023 22. kitabı
·
16 saatte okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2023 13:34
"Modern Soslu Postmodern Makarna" günlük hayatın çizdiği sınırlar arasında sıkışmış günümüz insanının iç dünyasına ayna tutuyor; çürüyen bedenimizi,bozulan kalbimizi, eriyen ruhumuzu on altı öyküyle resmediyor ve okurunu zımnen bir özeleştiriye, farkındalığa, sorgulamaya davet ediyor. Hazıra alıştırılmış, yüzeysel yaşantılara kapılmış, derinlikten uzak, bulunduğu zamana ait olduğunu göstermek adına her gün başkalaşan, kendinden uzaklaşan, büyükşehir hapishanelerinde tutsak insanın hâlâ yaşadığını gösteren isyanlarına, çığlıklarına, sessizliğine kalem olmuş Turhan Hocam. Bir yandan durumun vehametine dikkat çekerken bir yandan da hâlâ umudun var olması gerektiğini aşılıyor. Optimist olmasak da pesimist de değiliz. Sadece yaşadığımız hayatın çağa bulanmış bir makarnadan farksız olduğunun görelim. Hazır, kolay ulaşılan, kolay pişen, yedikçe kilo yapan… Tekniğin,bilimin, teknolojinin, şartlı özgürlüklerin-hakların, modernin-postmodernitenin süslediği, sosladığı önümüze sunduğu hayatı tam da ruhumuza,kalbimize, aklımıza uygun sanmayalım. Önümüze koyulan zokayı yutmayalım. Emeğinden , zamanın insanını konu edinmesinden ötürü Turhan Hocam'a çok teşekkür ederim. :) Güzel bir eser sizleri bekliyor. Keyifli okumalar.
Modern Soslu Postmodern MakarnaTurhan Yıldırım · İthaki Yayınları · 2023154 okunma
Eller yukarı,lütfen taşları bırakın,dünyadan kaçarken tespit edildiniz...
9/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2023 3. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Ocak 2023 00:14
"Taşı sıksa suyunu çıkarır dedik." yiğitlerimize; taştan hikaye çıkaran kalemlerimizeyse sadece yazar, öykücü, hikaye anlatıcısı mı diyeceğiz? O bir taş ustası,taşları yerine koyma ustası, daha estetik ifade edecek olursa "Taş Sektirme Ustası". Taştan ev yapan gördük, yol yapan gördük,taşla savaşan,taş ile süslenen… gördük de taşları dert edinip kitabına konu yapana pek rastlamadık sanırım. Taşla deyim olur,atasözü, şiir olur da hikaye nasıl olur diye düşünüyorsanız 120 sayfalık güzel bir yolculuk sizi bekliyor. Elinize aldığınızda biraz ince ve hafif gelebilir. Sakın görünüşüne aldanmayın. Kendisi daha ilk sayfalarda içinize bir deniz getirecektir. Sizi gün batımına doğru, son vapurun sesini de alarak sahile götürecektir. Elinize taşlar verip fırlatmanızı isteyececektir sizden içiniz,ruhunuz rahatlayıncaya kadar… Ben kitabın en çok içtenliğini sevdim. Karakterler o kadar hayatın içinden konuşturulmuş ki kendimi bir okur değil de karakterlerin yaşadıklarına bir şahitmiş gibi hissettim. Hepsini dinledim. Kırgınlıklarına üzüldüm. Kendilerini alaya alan hallerine güldüm. Kitap ile aramıza girmeye çalışan bir yazar görmedim ben. Hikayesini öyle inandırıcı sunmuş ki önümüze konulan sofranın güzelliği aşçıyı unutturuyor. Ama yine kitap bitince ustamızın emeğine sağlık deme ihtiyacı hissediyorsunuz. Nasıl bir hikaye okuyacağız derseniz şöyle düşünün: Taşlara ilginiz var. Birçok kişinin sahip olmadığı çok özel bilgileriniz var onlar hakkında. Onları saklıyorsunuz,onlarla konuşuyorsunuz, mutlusunuz onlarla ve aynı zamanda taş sektirmede ustasınız. Değerli değersiz demeden bütün taşların denizdeki hareketini görmek istiyorsunuz. Bunun için eşi,işi,dostu bırakmışsınız. Kaçıyorsunuz sahil kenarına. O kadar çok kaçmaya başlıyorsunuz ki bu bir alışkanlığa dönüşüyor. Anlamıyor
Taş Sektirme UstasıResul Bulama · Şule Yayınları · 0234 okunma
Reklam