Osmanlıların ve Osmanlı padişahlarının, çoğu "iktidarı yıpratma" amacıyla çıkarılmış siyasi kavgaların içine çekilmeye çalışıldığını hayretle gözlemliyorum.
Zaman zaman, "tarihten nasiptar" saydığım bazı kalemlerin, muhtemelen "maksat muhalefete destek olsun" düşüncesiyle, bu koroya katılmalarını esefle müşahede ediyorum.
İnsan herhangi bir padişahı beğenmeyebilir, sevmeyebilir, anlamayabilir; bunda yadırganacak bir şey yok, ancak karalamaya, aşağılamaya kalkışmaz, günü kurtarma düşüncesiyle iftiraya bulaşmaz.
Çünkü günahlarıyla, sevaplarıyla onlar bizim ecdadımızdır. Hiçbir hayırlı evlat kendi ecdadına iftira atmamalı, ecdadını günlük siyasi kavgaların içine çekmemeli.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bir gazetede, yaban ellerde ölen Osmanoğulları'na ilişkin yazı dizisinin anonsunu okuyunca içim "cız" etti.
Bu hanedan ki kurduğu devletle bizi en az beş yüz sene zirvede tutmuştu, buna karşılık paylarına sürgün düştü. Yaban ellerde geçinebilmek için kamyon şoförlüğü, oto tamirciliği, seyyar satıcılık, garsonluk hatta mezar bekçiliği yaptılar.
Öldüklerinde ise, kendi ülkelerinde bir mezar yerini dahi çok gördük de, Hıristiyan mezarlıklarında, haçların gölgesinde yatmalarına göz yumduk.
Fatih Sultan Mehmet, yönettiği Hıristiyan azınlıklara, "Her caminin yanına bir kilise yapabilirsiniz," derken, bir Romen general Transilvanya'da* bombardımanla yüz elli Romen kilisesini ve manastırını yıkıyordu.
Sayfa 17 - *Osmanlı tarihlerinde Erdel denilen ve bir adı da Transilvanya olan bu ülke, Romanya'nın batı taraflarına düşmekte olup, coğrafi hududu doğuda Boğdan, güneyde Eflak, güneybatısında Banat, batıda Macaristan ve kuzeyde de tarihî Erdel'in bir kısmı·Kitabı okudu
Düşünmek lazım. Türkler Ermenileri katletselerdi, Ermeniler bugünlere gelebilir miydi?
Beş yüz senelik bir Osmanlı hâkimiyetine rağmen, dinleri, dilleri, kılık kıyafetleri ve mabetleriyle birlikte varlıklarını hâlâ sürdüren azınlıklar, bunu Osmanlı müsamahasına borçludurlar.
Sayfa 16 - Panama Yayınları, Yavuz Bahadıroğlu·Kitabı okudu