Hatta Mithat Paşa'nın gözü padişahlığa dikilmişti: "Âli Osman olacağına Âli Mithat olsun" diyordu.
Bununla Osmanlı hanedanını kaldırıp kendi hanedanını kuracağını belirtiyordu. Okul kitaplarımızda övüle övüle göklere çıkartılan Mithat Paşa işte böyle biriydi.
Sayfa 55 - Panama Yayınları, Yavuz Bahadıroğlu·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Musa Paşa'ya, savunmasının küçük bir armağanı olarak "Müşir" (Mareşal) rütbesi verildi. Fakat bunun ertesi günü, çekilmenin hıncıyla ateşlenen son bir gülleye hedef oldu. "Allah" dedi ve gözlerini şanlı savunmasının üstüne ebediyen kapadı.
Duası kabul olmuştu. Çünkü kendisine mareşal rütbesi verildiğine dair haber geldiğinde gülümsemiş ve şöyle mırıldanmıştı:
"Bu rütbenin yerine rütbe-i şahadeti (şehitlik rütbesini) tercih ederdim.
İstediği son rütbeyi de almış ve şehit olmuştu.
Sayfa 31 - Panama Yayınları, Yavuz Bahadıroğlu·Kitabı okudu
"Silistre düşerse tutunamazlar," diyordu.
Ama Türkler, tarih boyunca her zaman tutunabilecekleri bir yer bulup kök salmakta usta idiler. Bunu hiç hesaba katmıyordu.
Sayfa 29 - Panama Yayınları, Yavuz Bahadıroğlu·Kitabı okudu
'Diktatör' dediler tutmadı, 'hırsız' dediler olmadı; nihayet 'katil' anlamında 'Kızıl Sultan' diye saldırdılar; yine de Abdülhamit Han'ın padişahlık ve halifelik sıfatlarından beslenen iradesini aşamadılar.
Sayfa 13 - Panama Yayınları, Yavuz Bahadıroğlu·Kitabı okudu