Küçük Prens:
Yeni okuduğum ve okumakta çok geç kalmış olduğumu düşündüğüm kitap...Zaten çok okunan ve alıntılar yapılan bir kitapmış. Ve her bir hikayede hem büyüklerin hem de küçüklerin faydalanabileceği bilgiler mevcut olduğu için bu kadar çok tutulmuş demek ki...
Küçük prens kendi dünyası kadar küçük olan gezegeninden çıkıp başka gezegenlere gider ve birçok şey öğrenirken bize de çocuklara bazı soyut konuları nasıl anlatabileceğimiz konusunda fikir verir. Mesela kral hikayesi: Küçük prens kralın yıldızları da yönettiğin öğrenince: “Lütfen benim için güneşe batmasını emreder misiniz? Bir günbatımı görmeliyim” der.
Kral, "Generalime bir kelebek gibi çiçekten çiçeğe uçmasını emredersem, ya da trajik bir piyes yazmasını istersem, ya da bir martı olmasını emredersem ve general de bu emrimi yerine getirmezse kim suçludur?" diye küçük prense sordu. "General mi, yoksa ben mi?"
"Siz," dedi küçük prens yüksek sesle.
"Doğru," dedi kral. "İnsan herkesten verebileceklerini istemeli. Bir otoritenin kabul görmesi mantıklı olmasına bağlıdır. Eğer halkınıza gidip kendilerini denize atmalarını emrederseniz size isyan ediverirler. Bana gelince... Emirlerime uyulmasını istemek benim hakkım. Çünkü ben mantıklı emirler veriyorum."
"Peki benim günbatımı?" diye hatırlattı küçük prens. Sorduğu bir soruyu asla unutmazdı.
"İstediğin günbatımı olsun. Gereken emri vereceğim. Ama benim yönetim ilkelerime göre, uygun koşulların oluşması için daha beklemeliyim."
"Bu ne zaman olur?"
"Hımmm, hımmm..." diyerek kral kalın ciltli bir kitaba baktı. "Evet, akşamleyin tam sekize yirmi kala. Emirlerime nasıl uyulduğunu o zaman göreceksin..."
Burada çocuklara Allah’ın insanlara gücünün yetmeyeceği şeyleri yüklemesinin muhal olduğu ve Allah’ın aslında bir şeye ol derse olacağı ancak