Modernizm ile birlikte imkanlar artarken seçkinler toplumdaki ayrıcalıklı pozisyonlarını kaybettiler. İletişim araçlarının da yaygınlaşmasıyla geniş kitleler kendini ifade etme şansı buldu.
Gerçeklik bilgi felsefesinin (epistemoloji) değil, varlık felsefesenin (ontoloji) konusudur.
Gerçeklik var olmak için insan zihnine ihtiyaç duymazken, hakikat ortaya çıkabilmek için insan zihnine muhtaçtır.
Hakikatin önemsizleşmesi kavramı, Oxford Sözlükleri tarafından bir sıfat olarak,”nesnel olguların, kamuoyu oluşturmada, duygulardan ve kişisel inançlardan daha az etkili olması durumu” şeklinde tanımlanmaktadır. Yani hakikatin önemsizleşmesinde, temel nokta kitlelere yalan söylemek değil, onları nesnel veriler kullanmadan, duygularına çağrılar yaparak, doğru ya da yanlış birtakım şeylere inandırmaktır.Hedef kitlesinde rasyonel düşünmekte güçlük çeken geniş halk kitleleri vardır. Onların gerçeklikle bağlantısı olmayan önyargılarını güçlendirmeye çalışır.
Hakikatin önemsizleşmesi her şeyden önce duygusal bir olgudur.
Trump’ın zaferi; iklim değişikliği biliminin reddi;göçmenlerin yerilmesi –bunların tümü- olguların kenara bırakılıp, duyguların kışkırtılmasıyla inşa edilmiştir.
Postmodern düşünürler için bilginin artması, anlamın da arttığı ya da hakikate yaklaşıldığı anlamlarına gelmez.
Columbia Üniversitesi Dijital Gazetecilik Merkezi Direktörü:”Sosyal medya yalnızca gazeteciliği yutmadı, her şeyi yuttu. Siyasi kampanyaları, bankacılık sistemini, kişisel öyküleri, eğlence sanayiin, perakendeyi ve hatta hükümet ve güvenliği de yuttu. Haber ekosistemimiz, son beş yılda geçmiş 500 yıldan çok daha dramatik bir dönüşüm geçirdi. Yayıncılığın geleceği, çoğunluğun kaderini elinde tutan bir avuç kişinin eline geçti. Haber yayıncıları, gazete ve dergilerinin dağıtımı