Hasanü'l Basri buyurur:
İnsanın ruhu dünyada üç hasretle ayrılır:
1. Biriktirdiklerine doymaz,
2.Arzu ettiklerinde kavuşamaz
3. Varmakta olduğu yeri yeterince azık hazırlayamaz.
Büyüklerden birine "Dünya kimindir?" diye sorarlar O da "Onun peşinden koşmayanlarındır" der
Peki "Ahiret kimindir?" diye sorarlar o da "Ona talip olanlarındır "diye cevap verir.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Lokman Hekim oğluna şöyle nasihat eder:
Yavrum dünyaya geldiğin ilk günden itibaren her geçirdiğin gün ile dünyaya arkada bırakıyor ve ahireti karşılıyorsun.
Her gün adım adım yaklaştığım bir ev, adım adım uzaklaştığın evden sana daha yakındır.
Hz Lokman oğluna verdiği nasihatlerde şöyle der:
Yavrum, dünya derin bir denizdir, içinde çokları boğulmuştur. Buna göre ona açılırken bineceğin gemi Allah korkusu, geminin yükü Allah'a iman ve yelkeni Allah'a tevekkül etmek olsun böylelikle belki, buğulmaktan kurtulursun başka türlü kurtulacağını sanmıyorum.
Ahiretin kar ve zararını dünyanın ki kadar yürekten inansanız, ahiretin peşinden koşmayı, dünyaya tercih ederdiniz. Çünkü orası sizi daha çok ilgilendirir. Eğer yakın menfaati sevmek kaçınılmaz bir insani durumdur derseniz biz sizin dünyanın birçok yakın vadeli menfaatlerin, uzak vadeli hedefler uğruna fedakarlık ettiğinizi görüyoruz. Hatta belki de hiçbir zaman ulaşamayacağınız hedefler uğruna kendinizi türlü türlü sıkıntılara düşürüyor, değişik çarelere başvuruyorsunuz.