Gövdelerinin boğum boğum olması, ihtiyarların eğilip bükülmüş masfallarını hatırlatır. İnsanlar da yaşlandıkça bir anlamda ağaçlaşırlar.
Gençken insan insandır ağaç ise ağaç. Yaşları ilerledikçe birbirine benzemeye başlarlar hiç kimseye bağışlayamayan merhametsiz yer çekimi insanların da ağaçlarında gövdelerini aynı biçimde büker eklemlerini aynı anlamsız şişkinliklerle yumrulaştırır, düğümler.
Bence de iyi insanlar iyi yerlere gitmeliydi. Bu dünyada eksik olan adalet başka bir alemde mutlaka vardı. Yoksa insan sevdiklerinin yokluğuna dayanabilir miydi? Halen kafayı yemediysek tek sebebi buydu.
Zamanla alışılır her şeyi deniyor. Zamanın alıştıramayacağı mevzular da var hayatta.
Ben onun yokluğuna alışamadım misal.En büyük zorlukları aşsam da, onun yokluğuyla ne zaman karşılaşsam duvara toslamış gibi oluyorum. Bütün pencerelerin kapalı olduğu bir evde dışarı çıkmak istedikçe sürekli cama çarpan bir sineğe benziyorum.