Mevlevilerin aldıkları manevi eğitim, davranışlarda güzellik, zarafet ve nezaket olarak ortaya çıkmaz sadece. Mevlevilerin konuşurken seçtikleri kelimeler de, sözlerindeki özen de, bir o kadar kıymetlidir.
Agâh olmak, aşk-ı niyaz etmek, ganisi olmak, gönül etmek, sır olmak, hak vere gibi nahif ve incelikli sözler, Mevlevilerin ruhsal zarafetlerini de yansıtır. Onların dilinde, yakmak, söndürmek, kapatmak, gömmek gibi olumsuzluk ifade eden sözlere yer yoktur. Bu yüzden “ışığı yakmak” yerine “ışığı uyandırmak” derler. “Ateşi söndürmek” yerine “ateşi dinlendirmek” derler. “Gömmek” yerine “sırlamak” derler. “Kapatmak” yerine “sır etmek” derler.
Mevleviler aynı zamanda olayları ve durumları hayra yormaya ve bunlar üzerinde hayırlı sözler söylemeye çok dikkat ederler. Onlara göre olumlu bakan olumlu görür ve olumlu yaşar. Hz. Peygamber’in “Ya hayır söyle, ya sus” sözünün değeri büyüktür Mevleviler için. Bu sebeple Mevlevilerin dilinde “düşeceksin, hasta olacaksın, kaybedeceksin, pişman olacaksın” gibi olumsuz ifadelerin yerini “düşmeyesin, hasta olmayasın, kaybetmeyesin, pişman olmayasın” şeklindeki olumlu ifadeler almıştır.