Her şeyi düzeltmeye kalkışmanın yok ettiği.
Şiir yazar, fotoğraf çeker, çay içer, türkü dinler, Allah'a, atlara ve çocukların gözlerindeki umuda inanır...
Bu nasıl bir çocuk! Hem hiç büyümüyor, terk etmiyor beni, hem de yaşamak arzumun önüne geçerek, varsa bütün geleceğimi açlıkla benden önce yaşıyor, bitiriyor. Ve ben ulaştığım zamanlarda bana "yaşamak" olarak yetecek bir nesne bulamıyorum. Onun bencillikle yaşayıp bitirdiği bir hayatla nasıl yapayım ? Değersiz bulup sağa sola attığı kırıntıları bulup onararak (mesela memurluk ederek) yaşıyorum.
Âh! "iman" deyip geçtiğimiz şey o kadar büyük ki, geri çekildiği zaman bıraktığı boşlukları doldurmak, "öldürmek" şehvetlerine mâl oluyor ve burada hemen söyleyeyim kan gütmenin tahsil terbiye görmemişlere has olduğu yalan, tahsil görmüşlerin yakınları ölünce öldürmediklerini sanıyoruz.