İmam Ebu Hanife (rh.a) (v. 150) “Fıkh’ul Ebsat” adlı risalesinde şöyle demektedir:
إِن قَالَ قَائِل لَا اعرف الْكَافِر كَافِرًا قَالَ هُوَ مثله
*“Ben kafiri kafir olarak bilmem diyen kişi aynı onun gibidir (yani kafirdir)”.*
Devasa bir laboratuvarda, sekiz milyar denek gibi yaşıyoruz. Kanun yapıcılar, kendi evlerine çekidüzen veremezken sekiz milyar insana çekidüzen verecek yasa yapma iddiasında bulunuyor. Sonuç; Kan, terör, kargaşa, uyuşturucu, alkol,fuhuş....
Allah kulların hevasına göre hükmetmez. Onun yasaları hevaya ve isteğe bağlı olarak her 10 yılda bir değiştirilemez. Bir toplumla yapacağınız kârlı bir ticaret, Onun(cc) uluslararası ilişkilere dair hükümlerine zerre etki etmez. Onun nizamında kaydırılan/ imtiyazlı bir Elit/mele sınıfı yoktur. Onun(cc) ahkâmı karşısında herkes eşittir. Onun nizamında cikletten/ ekmekten/ sütten/ sudan vergi alıp; zenginleri semirtmek için elması vergiden muaf tutamazsınız. Onun(cc) düzeninde birileri daha fazla kazansın diye vergi/zekat oranlarında oynama yapamazsınız. Onun(cc) nizamında birine yakınlığınız sizi değerli kılmadığı gibi, uzaklığınız da değersiz kılmaz. Herkes kendi imanı ve Salih ameliyle değer kazanır.... İşte bu sebeple Hâkimiyetin kayıtsız şartsız Allah'a ait olmasını istemezler.