Gerçek, hayalleri alıp beslemiyordu.
Ama onu kavramak için geniş hayali olmak gerekiyordu. Tarihimizi kavramak için büyüklerin sezgilerle ayakta tuttukları be bize armağan ettikleri buydu işte.
Her şey eninde sonunda sessizdir.
Bir günün kırılganlığından
kalan be tekrar tekrar kırılan
müteellim bir insan sesinin başlattığı
ağlamanın kırı
sessizdir.
Her geceki gibi körelmiş bir bıçağın sırtına uzanıyorum. İnsanlar karanlığa asi bir gülümseme savuran güneşi hak edecek ne yaptılar? Gözlerimi kapasam ay beni affeder mi?