“Sonra ipin ucunda sallanacağım, urgan boynuma oturup morartacak, dilim dışarı çıkacak ve öleceğim. Anlattıklarına göre insan, bir dakikaya kalmaz ölürmüş. Peki iki dakika sonra nerede olurum?” Aklı bu noktaya takılmıştı, kendi kendine sorup duruyordu: “İki dakika sonra nerede olurum acaba? Nerede olduğumu bilir miyim?”
“Acaba ölüler de düş görür mü?” diye düşündü bir süre. Ölümden geri dönen olmadığına göre, hiç kimse bilmiyordu onların düş görüp görmediğini. Belki de rahmetli annesi şu anda onu düşünde görüyordu. Belki de kendisini asmak üzere olduğuna çok kızıyordu. Öyle ya; hangi anne, kızının kendisini öldürdüğünü seyretmek ister.”