Orhan Kanza

Orhan Kanza
@Kanza
DOĞAÇLAMA EDEBİYAT ATÖLYESİ
Edebiyat bir "yürüme" biçimi değil bir "yürüyüş" biçimidir.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Cehalet bulaşıcı bir hastalıktır.
Eskilerin kaylule, ecnebilerin siesta dediği öğlen uykusu vaktindeyiz. Bir nevi güzellik uykusu. Öğlene kadar uyumak bu uykuyu kapsamıyor. Öğlene kadar uyumak olsa olsa güzellik değil fenalık uykusu olur. Bir insanın öğlene kadar uyuması... Bilemiyorum. Hiç mi dünyaya söyleyeceğin bir şey yok o saate kadar. Ne ise. Marakeşliler Kaylule der, Kordobalılar Siesta diyor.
Senin oralara doğru yürüyor göğümdeki bulutlar. Hepsi siyah, hepsi balçık renginde. Bulutlar şehrine varınca, pastel sürerek gönder bana. Sen yoksun, bari renginden bir şeyler olsun.
Gece
Ey lacivert ece; gece Pandora kutusundan hüzünlerin salkım salkım saçıldığı, kopan tesbih taneler gibi dağıldığı, İmamenin mat olduğu, kederin şah, elemin firavunlaştığı zaman dilimi. Üşüşüyor beynimden doğan fillerin acılar hafızası, Kanıyor zihnim, kan damlıyor kalbim, Adet görüyorum kara tonlarında. Ey Gece, Ey hüznün validesi Ece Bana rüyalar bağışla, Kırmızı şafak renginde uykular infak et. Uyut koynunda. Uyut lacivert tonunda. Öyle bir uyumak ki yüzyıl sonra uyanmak Ve rengârenk, gökkuşağı rüyalarımı sana anlatmak. Ece, Bırak beni Ölümün üvey çocuğu uykuya Kon ölüm kirpik uçlarıma.
Şiir