''Yazık Boromir'e! Bu çok zor bir sınav olmuş!'' dedi. ''Hüznümü nasıl da arttırdınız sizler, insanların belasını taşıyan, uzak memleketten gelen siz iki tuhaf gezgin! Ama siz insanların benim buçuklukları yargıladığımdan daha kötü yargılıyorsunuz. Biz sözümüzün eri insanlarız, biz Gondor'lu insanlar. Nadiren atıp tutarız; yapacağımızı yaparız veya yapmaya çalışırken ölürüz. Yol kenarında bulsam bile almam, demiştim. Eğer bunu arzu edecek bir adam olsaydım bile, bu şeyin ne olduğunu onun hakkında konuşurken bilmiyor olsaydım bile, yine de o sözlerimi bir yemin kabul eder, tutardım.''
''Fakat artık korkma! Ben bu şeyi almak istemem, şurada yol kenarında olsa bile almam. Minas Tirith'te taş taş üstünde kalmayacak olsa ve şehri kendi iyiliği ve benim şerefim için, sadece ben, ancak Karanlıklar Efendisi'nin silahını kullanarak kurtarabilecek olsam bile almam. Hayır, böyle zaferler istemiyorum Drogo oğlu Frodo.''
''Demek ki bütün bilmecelerin cevabı buymuş! Dünyada yok olduğu düşünülen Tek Yüzük. Boromir onu zorla almaya kalktı ha? Ve sen de kaçtın, öyle mi? Ve o kadar yoldan kaçıp - bana geldin! Ve burada, bu vahşi doğa içinde elimdesiniz: İki buçukluk, emrimde bir ordu adam ve Yüzüklerin Yüzüğü. Talihin ne hoş bir cilvesi! Faramir için, Gondor'un Komutanı için vasfını göstermek için bir şans! Ha!''