Çıkar çıkmaz almak istemenin heyecanı yalnızca ilk basıma sahip olmak değil ne yazarsa yazsın okurum dediğimiz yazardır aslında.
Mungan, ülkenin son 33 yılını soluk soluğa bir kurgu ve etkileyici betimlemelerle anlatmış. Vurgulu durum aktarımları, güçlü cümleler okuyucuya oldukça ivme kazandırıyor. 995 km ile son 33 yılı anlatsa da sonraki yıllar için de uyarı niteliğinde bana göre. Toplum olarak çarçabuk unuttuğumuzdan geçmişin tozunu alan bir kitap yazmış yazar. Ve geçmiş hakkında pek az bilgi sahibi olan günümüz gençleri tarafından da ders niteliğinde okunmalı. Kitaba yalnızca polisiye demek politik ve siyasi tarafına da haksızlık olur. Geçmişin kaotik yapısına bir kez daha ışık tutulmuş satırlarda. Kitaptaki tüm faili meçhuller gündelik yaşamda adlarını ve yerlerini buluyor kendiliğinden. Mutlaka filme de uyarlanmalı kanısındayım.
İçerik olarak Kitabın sonu çok havada kalmış ya da devamı gelmeli dedirtiyor, tatmin edici gelmedi. Biçemsel olarakta bazı paragraflarda yapılan zaman-özne gibi uyumsuzluklarla dil hataları biraz hayıflandırdı beni. Editöre mi kızmalı yoksa anlatım dili olarak “kamerayı katilin omzuna koyarak onun gözünden anlattım ve bu benim kendi kendime çelme atmamdı” diyen çok sevdiğim yazara mı sitem etmeli bilemedim:) toplumsal hafızayı tazeleyen bu kitap mutlaka okunmalı.
“İstemek” ilginç bir sözcüktür. Yoksunluğu anlatır. Bazen o boşluğu başka bir şeyle doldururuz ve ilk bakıştaki istek bütünüyle kaybolur. Oysa senin sorunun istemek değil yoksun olmak.
Sevmenin insanı böylesine var edebileceğine inanmazdım, yaşadım; sevmenin yokluğu fikrinin bile insanı yok edebileceğine de. Onu da yaşadım./ Ayfer Tunç