Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Yollar, sokaklar, insan yüzlerinin berisine götüren izler... Kesinlikle hedefsiz bir yolculuk bu. Çünkü hedef belirlersen, bir tek onu görür ve aslında her şeyi kaçırırsın: Bin yaşındaki kökleri, altın parıltılı taşları, ağlayan kayaları, damarları, dehlizleri, karanlık, anlaşılmaz çağrıları... Oysa belki de gerçek öykün tökezlediğin taşta yazılı. Eğilip bakmalısın ona, bir aynaya bakar gibi. Ancak böyle başlarsın kendi yolculuğuna, dünyanın büyük yollarında. Çorak ve ıssız, yabancı topraklarda, hep başkalarına ait topraklarda...Yaydan cıkmış bir ok gibi dalınmıyor gerçeğe, kollara ayrışmayı, parçalanmayı, dağılmayı, her çatlaktan sızmayı göze almak gerek.
Vurulmayı göze almadan kimse firar edemez. Ama kim bir mahkûmdan daha iyi tanıyabilir ki zamanı?"
'Özgür, "özgür" olduğunda, kendisinden çok eski bir mitin öznesine dönüştü, çünkü kendin olmak demek, ölmek demektir. Ancak ölerek, ~biricik~ oluruz, değiştirilemez biçimde kendi hikayemiz oluruz.
Yazı, bu yüzden, ölümün karşısında hep maske takmak zorundadır. '