Bizden önceki hiçlik bizi bekleyen hiçlikten farklı olmadığına göre, niçin korkalım ondan? İlkçağ insanlarının ölüm korkusu karşısındaki bu savı teselli olarak kabul edilemez. Önceden var olmama şansımız vardı, ama şimdi varız.
Bir Normandiya köyünde cenaze töreni. Cemaati uzaktan izleyen bir köylüye ayrıntıları soruyorum. Anlatıyor. “Daha gençti, altmışına yeni basmıştı. Tarlada ölü buldular onu. İnsanın elinden ne gelir? Böyledir işte... Böyledir işte... Böyledir işte...”
Bana o anda tuhaf gelen bu nakarat, sonra tedirgin etti beni. Saf adam, ölüm hakkında söylenebilecek ve bilinebilecek her şeyi söylediğinin farkında değildi.
Bir mezarın başında oyun, yalan dolan, şaka, düş gibi sözcükler zihnimize üşüşür. Var olmanın ciddi bir olay olduğunu düşünmek mümkün değil. İşin başında, temelinde bir hile olduğu kesin. Mezarlık kapısının alnacma şunu kazımalı: “Hiçbir şey trajik değil. Her şey gerçekdışı.”