Zayıflıklar ya da hayal kırıklıklarıma karşın, devam etmeye kalktığımızda da diğerlerinin rüzgar ve dalgalardan yardım almasına rağmen bizden daha geride olduklarını görürüz. Bir yarışta onlarla baş başa olmaktan ya da onları geçmekten daha güzel bir his yoktur.
En canımı sıkan şey de mevki ayrımları. Herkesin mevkisine göre muamele görmesi gerektiğini biliyorum ve bunun bana faydası olduğunun da farkındayım ancak, bu durum yeryüzünde tadabileceğim küçük zevklere engel olmasını istemezdim.
Sabahları uyanıp parıldayan güneşi gördüğümde, “ Al işte, yine cenneti andıran bir gün ve yine insanlar bunu mahvedecekler.” diye düşünmekten kendimi alıkoyamıyorum.
Her yerde bana acındığını duymak ve boş insanların başına hep bunun geleceğini söyleyecek, kibirli ve başkalarını küçük gören düşmanlarımın zafer kazanması, göğsüme bir hançer saplamak istememe neden oluyor.