Bazen insanın kendine dönebilmesi için sadece sessizliğe, birkaç derin nefese ve kalbinin sesine ihtiyacı vardır. Öyle günlerden birinde başladım okumaya :)
Yazar, hayatın kırık yerlerinden sızan ışığı, geçmişimizin hüznüyle bugünün umutlarını bir araya getirerek anlatıyor. Şehrin kalabalığının, ilişkilerin yoruculuğunun, zamanın telaşının arasında kaybolmuş herkes için küçük bir duraklama alanı açıyor. Her satır, insanın kendi iç dünyasıyla kurduğu o sade ama en gerçek ilişkiye davet niteliğinde.
Ben okudum beğendim öneririmm :)
Kitap boyunca yazar, düşüncelerimizin bizi nasıl yönettiğini ve bazen nasıl farkında olmadan aynı kalıpların içinde yaşadığımızı anlatıyor. Okurken sık sık durup düşünüyorsun: “Ben gerçekten kendi düşüncelerimi mi seçiyorum, yoksa bana öğretilenleri mi tekrarlıyorum?”
Her sayfada insanı sorgulamaya davet eden bir ses var.
Kendini tanımak, geçmişin gölgeleriyle yüzleşmek ve içindeki sesleri susturmak…
Tüm bunlar kolay değil ama yazar, sade ve anlaşılır anlatımıyla bu süreci adım adım rehberliyor. Zihin değiştiğinde, yaşam da onunla birlikte dönüşüyor.
Damla’nın hikâyesi, sadece bir ailenin gizimi değil; affetmenin, kabullenmenin ve özgürleşmenin ağırlığını anlatıyor.
Her sayfa biraz daha derine iniyor; suskun bir çocuğun, yorgun bir annenin ve eksik bir sevginin yankıları duyuluyor satırlarda.
Murat Özsan sade ama derin bir dille, kadınların kuşaklar boyunca taşıdığı sessizlikleri görünür kılıyor.
Kitabı okurken, “acaba benim içimde hangi gemi fırtınadan çıkmayı bekliyor?” diye sormadan edemiyorsun.
ee yazarın kalemi akıcı hikaye de derin olunca okura sefa sürmek düşüyor.
Bazı kitaplar vardır, sadece okunmaz; sanki birinin hayatına kısa bir süreliğine misafir olursun. Bu roman da öyle…
Nail’in hikâyesiyle birlikte, askerlik, aile, ölüm ve vicdan arasında sıkışmış bir hayatın sessiz yankılarını duyuyorsun.
Etkisi uzun süren bir kitap. Nail'in hayatına konuk olurken bazen Nail'e kızıyor, bazen de birşey diyemiyorsunuz. Sadece acıyı onunla birlikte hissediyorsunuz... Roman hızla akıp bitti ama fazla düşündürdü. Okuyanlar ne demek istediğimi anladı. Okumayanlara da kesinlikle tavsiye ederim
Orada DeğildimFatih Turanlı · Alakarga Sanat Yayınları · 202419 okunma