"Mucitlerin hepsi kusursuz dâhiler değildi; birçoğu günlük hayatlarında oldukça tuhaftı. Kimisi temiz çorap giymeyi unutuyor, kimisi de kendi icadıyla kazara kendi saçını yakıyordu. Ama dünyayı değiştiren şey de tam olarak bu çılgınlıktı."
"Bir köy okulunun pencerelerinden dışarı baktığımda gördüğüm şey sadece çorak topraklar değil, o toprakların bağrında açmayı bekleyen rengarenk çiçeklerdi; yani çocuklarımdı."
"Mustafa Kemal, bir milletin küllerinden nasıl bir anka kuşu yaratılacağını çok iyi biliyordu. Çünkü o, milletine inanıyordu; millet de ona."
"Geldikleri gibi giderler!" demişti. Ve o çılgınlar, bu sözün arkasında durmak için canlarını ortaya koydular.
Hayatta pek çok acı günlerin olacak oğlum; ama bunların en büyüğü anneni kaybettiğin gün olacaktır. Yaşın ne olursa olsun, kendini dünyada tek başına kalmış gibi hissedeceksin. Bu yüzden şimdi onun kalbini asla kırma, onu hep sev."