O bin bir güçlükle varılan yerden sonraki dünyanın aldığı yepyeni çehre, o ağaçlar, çiçekler, kadınlar, o ışıyan günle birlikte kavuştuğumuz yaşamın bıraktığı mutluluklar parayla satın alınamaz.
Yalnız para kazanmak için çalışırken, zindanımızı kendimiz inşa ediyoruz. Yaşamaya değer hiçbir şey sağlamayan o değersiz paramızla kendi kabuğumuza çekiliyoruz.
Yaşam belki bizi birbirimizden ayrı tutar ama biliriz ki onlar bir yerdedir ve biz, birbirimize ölümüne bağlıyızdır. Bir araya geldiğimizde birbirimizin omuzlarını tutup sıkıca sarılırız. Hayat bizi beklemeye alıştırmıştır bir kere...