En çok tüylerimi ürperten şey dildeki kısıtlamaydı. Diktatör kasıtlı olarak dilin çeşitliliğini köreltiyordu. Aslında kelimelerle birlikte düşünceler daralıyordu… @aAykuta
“Bazılarının ‘insan düşmanı’ olması gibi biz de ‘düşünce düşmanı’ olmayalım, çünkü düşüncelerden nefret etmek kadar kötü bir şey olamaz, dedi Sokrates. Aslında düşünce düşmanlığı da insan düşmanlığının oluştuğu şartlarda ortaya çıkar.”
-Arınma, eski bir geleneğe göre, ruhun olabildiğince bedenden ayrılması, bedenin her yanından toplanarak bir yerde yoğunlaşması ve kendini bedenle bir arada tutan bütün bağlardan kurtularak, şimdi olduğu gibi gelecekte de kendisiyle baş başa yaşamaya alıştırılması değil midir?
-Kesinlikle öyle.
-Ölümü, ruhla bedenin bağlarının koparak birbirinden ayrılmadı olarak tanımlamıyor muyuz?
-Elbette.
-Bu bağları koparmayı en çok arzu edenler gerçek filozoflar değil midir ve araştırmalarının temelini ruhun bedenden koparak ayrılması oluşturmuyor mu?
-Öyle sanırım.
-O halde başlangıçta dediğim gibi, bir adamın bütün ömrü boyunca ölecekmiş gibi yaşamaya çalıştıktan sonra, karşısına ölüm dikilince öfkelenmesi gülünç olmaz mı?
-Elbette gülünç olur.
-Bu durumda Simmias, gerçek filozoflar sahiden de ölmeye idmanlıdırlar ve bütün insanlar içinde ölümden en az korkanlar onlardır.
“Evet, düşüncelerimiz bizi bir patikada ilerlemişçesine şu sonuca ulaştırıyor: Bedenimiz var olduğu ve ruhumuz onun gibi bir kötülükle yoğrulmuş halde bulunduğu sürece, hiçbir şekilde arzuladığımız, gerçek adını verdiğimiz şeye bizi tatmin edecek kadar sahip olamayacağız. Bedenimiz besinlere ihtiyaç duyduğundan on binlerce can sıkıcı uğraşı doğurur. Ayrıca maruz kalabileceğimiz hastalıklar da gerçeklerin peşinden koşmamıza engel olur. Haklı olarak söylendiği gibi, bedenimiz bizi aşklar, tutkular, korkular, her türden hayaller ve saçma gevezeliklerle doldurur ve onun yüzünden bir an olsun en basit bir şeyi bile düşünmemiz mümkün olmaz. Savaşlar, isyanlar ve çatışmalar bedenle onun istekleri yüzünden çıkmıyor mu? Bütün savaşlar maddi kazanımlar sağlama isteği yüzünden çıkar, maddi kazanımlara da bedenimize köle gibi hizmet edebilmek için ihtiyaç duyarız. İşte bu yüzden felsefeye ayıracak zamanımız kalmaz.”
SOKRATES - O zaman bir insan yanlışa yanlışla karşılık vermemeli ve kendisine herhangi bir kötülük yapılsa bile kötülük yapmamalı. Bu söylediklerimizi kabul ederken kendi düşüncelerine ve inançlarına ters düşmemeye dikkat et Kriton. Çünkü bu düşünceleri çok az kişinin doğru bulduğunu ve gelecekte de yine çok az kişinin doğru bulacağını biliyorum. Bu düşünceleri kabul edenlerle etmeyenlerin ortak bir görüşe varmaları imkansızdır. Bunlar karşılıklı olarak birbirlerinin düşüncelerine bakarak biri diğerini küçümser.