İlyas

Yıkılmadan ayakta
Birçok çağ boyunca durmadan devam eden saldırıların tüketemediği denizdeki yalnız bir taş gibi boy gösteriyorum. saldırın hamlenizi yapın tahammül ederek sizi yeneceğim. bir şey sağlam ve ele geçirilemez olan başka bir şeye saldırdığında sadece gücünü kendine zarar vermek için kullanmış olur. dolayısıyla mızraklarınızı fırlatacağınız yumuşak ve düşebilir bir şey arayın.
Sayfa 40 - Türkiye iş Bankası kültür yayınları·Kitabı okudu
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Bilge olmak ayrıcalıktır.
Her bir köşeden her zamanki gibi bana sataşın bana hakaret ettiğinizi değil zavallı bebekler gibi ağladığınızı düşüneceğim bilgeliğe Erişen biri bunları söyleyecek. hatadan münezzeh olan ruhu ona başkalarını nefret ettiği için değil tedavi etmek için suçlamasını buyurur.
Sayfa 38 - Türkiye iş Bankası kültür yayınları·Kitabı okudu
Hercules aşkına! çok önemli bir tesbit
Bazı Erdemler rahatsız edilmeye bazı Erdemler de yulara ihtiyaç duyar. Nasıl ki bedenin yokuş aşağı yuvarlanmaması için tutulması ve yokuş yukarı adım atmak için zorlanması gerekiyorsa aynı şekilde bazı Erdemler yokuş aşağı ilerlerken bazı erdemlerde yokuş yukarı çıkar. Sabır cesaret azim ile zorluklara karşı Duran ve talihi zapteden her erdemin yükselmesi çaba harcaması ve mücadele etmesi gerektiğinden kimin şüphesi var? o halde bundan ne anlaşılıyor? cömertlik ölçülülük ve nezaketin aşağı doğru gitmek olduğu yeterince açık değil mi? Bu yüzden fakirlikte nasıl dövüşüleceğini bilen daha Zorlu erdemleri zenginlikte ise çekinerek adım atan ve kendi ağırlığını tartan daha dikkatli erdemleri uygulayalım.
Sayfa 36 - Türkiye iş Bankası kültür yayınları·Kitabı okudu
Ben zenginliğin iyi olduğunu kabul etmiyorum zira öyle olsaydı insanları iyi yapardı.....bununla birlikte zenginliğin arzulanabilir yararlı ve yaşamı kolaylaştıran bir şey olduğunu kabul ediyorum o halde zenginliğe sahip olunması gerektiği konusunda anlaştığımıza göre onu iyi şeyler arasında saymamamın ve ona sizden farklı bir şekilde yaklaşmamın gerekçesinin ne olduğunu dinleyin: Beni çok şatafatlı bir yere koy herkesin altın ve gümüş kullandığı bir yere koy bana ait olsalar bile yine de onların benim dışında şeyler olduğundan hiç kuşku duymayacağım beni Sublicius köprüsüne götür ve dilencilerin arasına koy yine de kendimi küçük görmeyeceğim zira dilemek için elini uzatan insanların arasında oturuyor olacağım. öyle ya ölme olasılığı bulunan bir insan bir parça ekmekten yoksun olsa ne olur olmasa ne olur? o halde bundan ne anlaşılıyor? köprüdense o gösterişli evi tercih ederim beni pahalı mobilyaların ve lüks eşyaların arasına koy yumuşak harmanim olacak ve misafirleri mor divana yaslanacak diye daha Bahtiyar olduğuma inanmayacağım. minderlerimi değiştir yorgun boyunun bir avuç samana dayanıyor, eski giysi parçalarının arasına atılan bir circus minderi üzerinde yatıyorum diye daha zavallı olmayacağım. o halde bundan ne anlaşılıyor? ruhumun durumunu çıplak omuzlarını ve yara bere içinde ayaklarımı sergileyerek değil üzerimde toga ayağımda da ayakkabılarla göstermeyi tercih ederim tüm günlerim arzuladığım gibi geçiyor öncekilere yeni keyifler ekleniyor Bu yüzden şişinip durmayacağım. kendime en zavallı insanlar arasında yer alan bir zavallı demeyeceğim.
Sayfa 35 - Türkiye iş Bankası kültür yayınları·Kitabı okudu
Zenginliğime laf edenler
Zenginlik gittiğinde benden kendisi dışında hiçbir şeyi götürmez oysa o senden ayrıldığında sen sersemleyeceksin ve onun tarafından terkedilmiş görüneceksin zenginliğin bende bir yeri var ama sende en yüksek yerde bulunuyor sonuç olarak zenginlik bana ait ama sen zenginliğe aitsin.
Sayfa 31 - Türkiye iş Bankası kültür yayınları·Kitabı okudu