Ben zenginliğin iyi olduğunu kabul etmiyorum zira öyle olsaydı insanları iyi yapardı.....bununla birlikte zenginliğin arzulanabilir yararlı ve yaşamı kolaylaştıran bir şey olduğunu kabul ediyorum
o halde zenginliğe sahip olunması gerektiği konusunda anlaştığımıza göre onu iyi şeyler arasında saymamamın ve ona sizden farklı bir şekilde yaklaşmamın gerekçesinin ne olduğunu dinleyin: Beni çok şatafatlı bir yere koy herkesin altın ve gümüş kullandığı bir yere koy bana ait olsalar bile yine de onların benim dışında şeyler olduğundan hiç kuşku duymayacağım beni Sublicius köprüsüne götür ve dilencilerin arasına koy yine de kendimi küçük görmeyeceğim zira dilemek için elini uzatan insanların arasında oturuyor olacağım. öyle ya ölme olasılığı bulunan bir insan bir parça ekmekten yoksun olsa ne olur olmasa ne olur? o halde bundan ne anlaşılıyor?
köprüdense o gösterişli evi tercih ederim beni pahalı mobilyaların ve lüks eşyaların arasına koy yumuşak harmanim olacak ve misafirleri mor divana yaslanacak diye daha Bahtiyar olduğuma inanmayacağım. minderlerimi değiştir yorgun boyunun bir avuç samana dayanıyor, eski giysi parçalarının arasına atılan bir circus minderi üzerinde yatıyorum diye daha zavallı olmayacağım. o halde bundan ne anlaşılıyor?
ruhumun durumunu çıplak omuzlarını ve yara bere içinde ayaklarımı sergileyerek değil üzerimde toga ayağımda da ayakkabılarla göstermeyi tercih ederim tüm günlerim arzuladığım gibi geçiyor öncekilere yeni keyifler ekleniyor Bu yüzden şişinip durmayacağım. kendime en zavallı insanlar arasında yer alan bir zavallı demeyeceğim.