Alp

“Müzik kendi kendini açıklar,” dedim. “O hem yoldur hem de yolu gösteren harita. İkisi birdendir.”
Sayfa 270·Kitabı okudu
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Fela’nın Simmon’a âşık olduğunu görünce, döktüğüm kana ve yaşadığım ölüm korkusuna değdi. Aşk diyorsam sırılsıklam değil, azıcık. Yalnızca aşkın o ilk ve belli belirsiz nefesini kastediyorum. Bu nefes o denli ufaktı ki herhalde Fela bile fark etmemişti. Öyle gökyüzünde çakan ve peşinden gümbürtüsü yükselen bir şimşek gibi dramatik de değildi. Hani çakmaktaşı çeliğe çarptığında çıkan kıvılcım neredeyse gözle takip edemeyeceğiniz kadar çabuk kaybolur. Yine de onun orada, göremediğiniz bir yerde tutuştuğunu bilirsiniz
Sayfa 264·Kitabı okudu
O gece ve onu takip eden pek çok gece boyunca ben uyurken Wil ile Sim sırayla başımda nöbet tutup beni Alarlarıyla korudular. İkisi de harika birer dosttu. Herkesin sahip olmayı umduğu, ama hiç kimsenin hak etmediği türden. Özellikle de benim.
Sayfa 233·Kitabı okudu
“Bunu hanginiz dikti?” “Ben,” dedi Sim yüzünü ekşiterek. “İşi berbat ettiğimin farkındayım.” “Berbat demek yetmez,” dedi Mola. “İğneyle adını yazmaya çalışmışsın da sürekli imla hatası yapmışsın gibi görünüyor.”
Sayfa 205·Kitabı okudu
“Sevgili Kvothe’mizin tepesi çabuk atar, ama öfkesi biraz yatışınca gerçeği o da anlayacak.” Bana imalı bir bakış attı. “Ona güvenmediğin ya da Sim’i kandırdığın için kızmadı sana. Kızdı çünkü bir kadının gözüne girebilmek için ne kadar alıkça işlere kalkışabileceğini öğrendin.”
Sayfa 205·Kitabı okudu