Tuttum yüreğimi indirdim toprağa,
Gömdüm onunla birlikte tüm duygularımı.
Kirletilmiş bir paçavraya dönmesini istemedim.
Yüreksizdim artık.
Bu asır yürekli birini ağuşlayacak kadar yürekli değildi.
Sevmelerimi sakladım o gömülü yüreğe.
Vakitsiz doğmuş tüm adil gücümü,
Derin hislerimi deruna gömdüm.
Zaman hırçındı çünkü, hırpalardı.
Hissiyat, hissetmenin gücünü yani, bu dünyanın gecesinde yaşamak, dayanılmazdı.
Toprağa gömdüm ben de.
Dirilir belki ben ölünce.
Dünyada bulamadığım ne varsa uhrada bulurum belki diye gömdüm.
Yüzüme son bir tebessüm kondurdum, yüreğimi gömmeden önce ona bağışladığım sevgi busesiyle. Bu kalıcı tebessümle yürüdüm, ağır ağır çıkmak zorunda olduğum merdivenleri.
Kalbim yoktu ama beynim sızlıyordu.
Düşünmek de gömülmeliydi. Kalbimin tüm yükünü zihnim kuşanmıştı, şu dünyanın tüm külfeti aklımı kuşatmıştı.
Düşünmek, bir erdemdi eskiden.
Düşünmek, var olmaktı.
Şimdi düşünenler yok oluyor.
Zıpkın yemiş tüm iradeli kafalar.
Nefs ilmeğinin arasında hakikat boğuluyor. Hakikatten yoksun yaşamanın modasına uydu, tüm kafalar.
Zengin kıyafetler içinde yoksun bedenler dolaşıyor. Aklım almıyor, aklım taşıyor.
Yüreksiz bedenim, dolu kafayla tüm hallere şaşıyor.
#Deneme
Ayşe Mızrak