“Birini öldürmek aslında kardeşini öldürmek demektir. Kılıç güç demektir, güç de adaletin düşmanıdır. Öldürmek günahtır ve kim bu günaha ortak olursa aslında o da bir katildir.”
Birinin acısını ve ıstırabını gözden kaçırmak öyle kolay ki; bilhassa o kişi sesini çıkarmıyor, mantarı sımsıkı takılmış bir şişe gibi her şeyi kendi içinde tutuyor, basınç gitgide artıyorsa. Fakat nereye kadar?
Siyaset, egemenler için genellikle estetik bir meseledir: Bir tür kendini keşfetme yöntemi, bir tür dünyayı algılama, kişiliğini inşa etme biçimidir. Bizler içinse ölmek ya da yaşamak anlamına gelir.
Her şeye sahip olan bir ailenin, siyasi bir kararı kutlamak için denize gittiğini ne gördüm ne de duydum, onlar bunu yapmaz çünkü siyaset onların hayatlarında neredeyse hiçbir şey değiştirmez.