"Eşi ölen dul oluyor.Anne babası ölen çocuklar öksüz oluyor…
Peki, benim gibilerine ne deniyor ki?"
Bu cümleyi yıllar önce, evladını kaybetmiş bir anne olan teyzemden duymuştum. İnsanın
Hamnet hakkında şöyle net konuşalım: Bu kitap biraz “iyi yazılmış ama içi doldurulamamış” bir proje gibi.”Bence”
Maggie O’Farrell gerçekten çok iyi yazıyor, buna laf yok. Atmosfer kuruyor, cümleler
Çok çok güzeldi.. Bir annenin yaşını yaşaması çok gerçekçiydi, kalbim buruldu. Agnes karakterine bayıldım, bir kadının ne kadar güçlü olabileceğinin edebi bir örneği diyebilirim
Ölmek yaşamak mıdır? diye düşündüm. Evet sanırım en çok da ölüler yaşıyor... Ve ya yaşamak için ölmek gerek...
Hamnet' i yaşatma arzusuyla bir babanın evladını tiyatroda sahnelemesi var etmeye çalışması ölümle gelen hatırlatma, yaşatma arzusu... Belki de Hamnet o son perde kapanana dek yaşıyordu. Kapanan son perde, son söz "Sakın beni unutma" oldu.
Duygu dolu güzel bir hikaye, o kadar sessiz, o kadar sakin anlatılan acılar yüreğimin içinde sessiz ve gizli boşluk bıraktı.
Agnes sen nasıl bir imtihan ile sınandın? Evladının ölümü bir anneyi sessiz çığlıkların arkasına nasıl saklar ? Bir acı nasıl sessiz yaşanır? Biliyorum...
"İşe yarayacağını bilsem , kalbimi yerinden çıkarır ona verirdim? "
Çığlık atmadan da sevebilir, çığlık atmadan da acı çekebilir insan. Kendine ait bir hayatı olmayan sadece çocukları için kaygılanan bir anne...
Kulağıma rüzgar kaçtı, duyuyorum Agnes, senin acını içime taşıtı. Okumanızı tavsiye ederim.
Keyifli okumalar.
Çok okundu, çok tartışıldı akabinde filmi yapıldı ve konuşulmaya devam etti.
Konusu herkesçe bilindiği üzere Shakespeare’in eşi Agnes’in yaşamı ve oğulları Hamlet’in vefatından sonraki yas sürecine dayanıyor.
Kitapta Shakespeare yer alsa da ismi hiç anılmıyor çünkü hikâye doğrudan Agnes’e odaklanıyor, onun önüne geçmesine izin verilmiyor.
Gördüğüm kadarıyla çoğu okur kitaptan çok fazla etkilenmiş ancak ben umduğum kadar etkilenmedim açıkçası.
Genelde kitap uyarlamalarında kitabı daha çok beğeniyor olsam da bu yapımda filmi çok daha etkileyici buldum, bir çocuğun kaybı, annenin acısı filmde çok daha fazla dokundu bana.
Belki beklentimi yüksek tuttum ya da kitabın isminden kaynaklı Hamnet’e çok odaklanılacağını düşündüğüm için aradığımı bulamamış olabilirim bilemiyorum.
Hamnet kitabı 2020 woman's prize for fiction ödüllü fakat ismini filminden sonra duydum.
kitaptan dostlar grubumuzla birlikte okumaya karar verdik.
Duygusal yönü oldukca yüksek.
Filmini izleyip izlememekte kararsızdım, izlemek için bir sebep buldum. Bu yıl Oscar ödüllerinde En İyi Kadın Oyuncu ödülünü Hamnet filmindeki performansıyla Jessie Buckley kazandı.
Konusu , olaylar 16.yy İngiltere'sinde geciyor. Shakespeare'in ikiz çocukları Judith 'in ve Hamnet 'in hastalanması sonucu Hamnet'in hayatını kaybetmesini anlatıyor.
Kitabın başından itibaren sonunu bildiğimiz kayba doğru zamanın ilerleyişini okuyoruz.
Yazar Agnes ile Shakespeare'in tanışma dönemlerini geçmişe gel gitler ile veriyor aralarda .
Olaylarin odak noktasında Agnes var. Onun tedavi için çareler araması, çaresizliği, evlat acısı ve kaybının değiştirdiği dünyasını çok güzel yansıtmış yazar.
Dokunaklı bir öykü olmasına rağmen o duyguyu ben alamadim. Okurken çok ara verdiğim için olabilir ya da etkilenecegimi bildiğim için çok ara vermiş olabilirim.
Kitapta Shakespeare yan rolde kalmış. En ünlü eserlerinden biri olan Hamlet kaybettiği oğlu Hamnet ile buluşmasını sağlayan bir eser olarak ortaya çıkıyor.
Kendime not en kısa zaman Hamlet okunacak !
William Shakespeare‘ın küçük yaşta ölen oğlu Hamlet‘in hikayesini konu edinmiş ödüllü bir romandır. William Shakespeare ve eşi Agnes‘in 11 yaşındaki oğullarını vebadan kaybedişleri ve ölüm karşısında insanların bakış ve duruşları ele alınmaktadır. Shakespeare‘ın eşi romanın baş kahramanı kadın eş anne olarak çok güzel anlatılmış. cümleler, kullanılan dil ve sözcükler kitabın içine çekiyor insanı o döneme götürüyor sizi. Agnes karakteri oluyorsunuz o sihirli karakterin ruh halini acilarini içinizde hissediyorsunuz. Annelik yas süreci çok güzel anlatılmış. Çok güzel bir kitap
Bir çocuğun kaybı…
Bir annenin sessiz yas tutuşu…
Bir babanın acısını sanata dönüştürmesi…
Hamnet, Shakespeare’in 11 yaşında vebadan ölen oğlunun ardından geride kalanların hikâyesini anlatır. Roman, adını tarihin dipnotlarında kalmış bir çocuktan alır ama merkezine annesinin kalbini koyar. Agnes’in sezgileri, doğayla kurduğu bağ ve tarifsiz kaybı; bir babanın ise acıdan Hamlet’i yaratışı…
Bu kitap, bir yasın nasıl ömür boyu sürdüğünü fısıldar.
Hamnet, çok sınırlı birkaç tarihsel bilginin etrafında kurulmuş bir roman. Shakespeare’in bir eşi olduğu; adının bazı kaynaklarda Anne, bazılarında Agnes olarak geçtiği; üç çocukları olduğu ve
Maggie O'Farrell 1972'de Kuzey İrlanda'da doğdu. Çocukluğu Galler ve İskoçya'da geçti. Gazetecilik yaptı, yaratıcı yazarlık dersleri verdi. The Distance Between Us adlı romanıyla 2005 Somerset Maugham Ödülünü, The Hand That First Held Mine (Elimi İlk Tutan El) adlı romanıyla da 2010 Costa Roman Ödülünü kazandı. O'Farrell, eşi ve iki çocuğuyla beraber İskoçya'da, Edinburgh'da yaşamaktadır.