"Ne düşünüyorsun, neye yaradı şu senin hiç kimsede olmayan ince hünerin?"
"Çok düşündüm, uzun bir süredir buna bir cevap bulamadım."
"Sonra?"
"Sonra birden aklıma geldi..."
"O gelen ne?"
"Yaşamak ne işe yarıyor diye sordum kendi kendime. Yaşamak ne işe yarıyor, söylesene Murtaza Ağam?"
Adam yarı uykuda, yarı düşte, bir insan canının ne kadar tatlı, vazgeçilmez olabileceğini, kimi insanların, belki de büyük bir insan çoğunluğunun canlarını vermemek için ne kadar alçalabileceklerini ilk olarak düşünüyordu. İnsan canı bu kadar alçalmaya değer miydi? Ne pahasına olursa olsun insan yaşamını sürdürmeli miydi? Sıtmalar, hastalıklar, zulümler, buyruklar, açıklar, yoksulluklar insan soyunun yaşama direncini kıramamış, insanoğlu kıyımlardan sonra bile yaşamını sürdürmüştü. Bu korkunç güç, bu sonsuz direnç, bu yaşamak için katlanılan en aşağılık durumlar neydi, ne içindi?