Eski kokuyorsun sevgilim
Eski bir kitap gibi
Yıllanmış plak koleksiyonu gibi
Anılar gibi kokuyorsun artık
Bu kadar can yakıyor muydu kokular
Senin kokun can yakıyor sevgilim
Olmuş gibi yapıp olamayan anılar
Ne kadar can yaktığını bilsen keşke
Sen eski kokuyorsun sevgili
Benim değilmiş gibi
Benden gitmiş gibi
Bende hiç olmamış gibi
Beni yakıp kül etmemiş gibi
Ben kül kokuyorum sevgili
Sense eski kokuyorsun artık
Her şey ama her şey saçma sapandı. Değişimden önce uğruna canımı verebileceğim birçok şey, iğrenç bir bulaşık suyuydu artık, içimdeki karanlık, beni yaşayanlar dünyasına yaklaştırmıyordu.
Ama gözlerinde insanın içine işleyen bir sızı ve bir saflık vardı. Dürüsttü, hem de sapına kadar dürüst. Kendisini yıpratacak, kendine zarar verecek kadar dürüst.