Renkler donuklaşıyor. Tahta sırada susarak oturduk. Birbirimizle içimizden konuştuk. Ben onunla içimden konuşuyordum. Birbirimize bakmadan denize baktık. İstanbuldu. “Sensin” dedim. Değişiklik olsun, kendimizden çıkalım, başka bir kişiliği deniyerek feci konuşmamayı dağıtmak için. Bir şey söylemedi. Ben de nasıl devam edeceğimi bilemedim.
Ölenin yanındaki çok yaşlılar, onların yanından bir türlü ayrılmayıp gelen her ziyaretçi de ölene bakışlarını çeviren o yaşlılar, orada ölüme bağışıklıkları var gibi durmakta, caka satmaktadırlar.