Sonsuz sefalet, köle gibi çalışma, insanı iliklerine kadar sömürten ve insanı boğazlatan bu hayvanca alınyazısı, bütün acılar güneş ışığıyla süpürülmüş gibi yok oluveriyordu; ve bir nur topu içinde adalet gökyüzünden yeryüzüne iniveriyordu. Madem ki merhametli Tanrı ölüydü, adalet, eşitliği ve kardeşliği yürürlüğe koyup insanların mutluluğunu teminat altına alacaktı.
Bir çırpıda dünyayı değiştirebilmeyi işçileri patronların yerine geçirmeyi, bir elmayı bölüşürcesine malı mülkü paylaşabilmeye inanmak ahmakça değil miydi?