Numan Kayra Dalgıç

Numan Kayra Dalgıç
@Kayradalgic
Tattoo Artist
Lise
Gaziantep
Gaziantep
4 okur puanı
Ekim 2017 tarihinde katıldı
BAK KARDEŞİM! Savaştayız... Savaşta kayıplar olur. Tarihi boyunca savaşmış bir millet olarak bunu bilir, bunu bildiğimiz için de bağrımıza taş basar, yitip giden evladımızın ardından "vatan sağolsun" deriz. Ancak; * Bu ülkeyi yöneten biri kalkıp maç skoru verir gibi "bizden şu kadar, onlardan bu kadar" diyemez saf kardeşim. *Şehit cenazesinde elini tabuta yaslayıp nutuk atamaz güzel kardeşim. *Şehide kelle diyemez. Derse eğer, unutmayız, unutturmayız kardeşim. *Bu ülkenin boşbakanı mitingte bom bom sallarken, halk "başbakan bizi Afrin'e götür" tezahüratı yapınca pis pis sırıtarak "hazır olun çıkışta gidiyoruz" diye taşak geçemez nur yüzlü kardeşim! Vatan savunması kutsaldır. Lakin bunların her kutsalımızı sulandırmasından gına geldi bana... Eh, sen hala cıvık cıvık alkış tutuyorsan bunlara; kalbine, vicdanına bir baktır diyeceğim. Hayır, doktora gitme. Senin gibilere anca oto sanayide bakıyorlar canım kardeşim! Emre Dölcel
Siyaset
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Herkes doğanın verdiği rolü oynar. O yüzden bırakın evrilelim, her şey olacağı yere düşsün. Mükemmel olamayacağını bile bile mükemmel olmaya çalışmak anlamsızdır. Düzene ayak uyduramıyorsan değiştir, düzen sana uysun.
HAYAT? Nedir "hayat" denen şey? HITCH diye bir film vardı. Hatırlayanlarınız, o filmin ilk sahnesinde "hayat, nefes aldığınız anların toplamı değildir. Hayat, nefesinizi kesen anların toplamıdır" der... Romantik bakış açısıyla bunu kabul edebilir, hatta keyiflenebiliriz. Bir bakıma doğrudur da... Kendi adıma, o kadar çok ölüm gördüm ki, hayatın aldığınız ilk ve son nefesler arasında geçen zaman olduğunu düşünebilirim sanırım. Ancak o da değil elbette. Böyle düşünecek kadar rasyonel pek çok insan vardır mutlaka ancak ben sanırım farklı anlamlar peşindeyim... Merhametliler ile merhametsizlerin savaşı mı? Vicdanlılar ile vicdansızların er meydanı mı? İnsana zerre değer vermeyen "yaratık" ların, hayvanları gözlerini kırpmadan katletmesi garip değil ki... Ölüm için güzellemeler yapan bir liderin ülkesinde canlılara karşı bunca acımasız olunması o kadar doğal ki... Her bir gün kadın cinayetlerine, çocuk tecavüzlerine gıkını çıkartmayan zihniyetin hayvana "mal" demesi, yasalarını buna göre düzenlemesinden daha doğal ne olabilir ki? Nedir hayat sahi? İnsan denen varlığın kontrolündeki bir düzen mi? Sadece gücümüz yetiyor diye, kitle imha silahları üretebiliyor ve aynı anda yüz binleri öldürebiliyoruz diye, aklımızı kullanabiliyoruz diye bizi besin piramidinin en üstüne çıkartan bir zaman aralığından mı bahsediyoruz? Dünya en son ne zaman bu kadar acımasız insanların kontrolüne geçti? Yoksa her zaman böyleydi de biz mi yeni yeni haberdar oluyoruz internet sayesinde? Hepimiz için konuşuyorum. Herkes kadar acımasız, herkes kadar bencil, herkes kadar umursamazız. İstisnalar ise çok kıymetli. Eğer hayat bir zaman dilimi ise, bu süreyi gerçekten nasıl geçirmek istiyoruz? Ölümden sonra var olduğu söylenen ancak henüz kimsenin bizzat şahit olmadığı ütopik bir yer ve
CAM FİLMİ BU, BORU MU? Arabalardaki cam filmi meselesi... Bak uzay matematiği, roket bilimi, mühendislik falan değil... Sikindirik bir cam filmi meselesini ellerine yüzlerine bulaştırdılar. Yasal düzenleme yaptılar, yasak getirdiler. Bu işe yatırım yapan firmalar battı. Millet küfrede küfrede arabasındaki filmleri söktü. Yaptırırken ayrı masraf etti, söktürürken ayrı masraf etti. Sonra Cumhurbaşkanı "yanlış yapıldı, düzeltsinler" dedi. Sonra İç İşleri Bakanı açıklama yaptı; "yasal düzenleme yapılana kadar ceza kesilmeyecek" dedi. Yani ortada bir yasa var şu anda. İç İşleri Bakanı diyor ki, "s..tir edin yasayı falan, kullanmaya devam edin, bir şey yapmayacağız" Bak cam filmi diyorum. Anayasa kitabını baştan yazmak demiyorum. Şimdi bu kabiliyetsizler, bu cibilliyetsizler, kalkmış sıfırdan bir Cumhuriyet kuran, sıfırı tüketmiş bir toplumdan kahraman bir millet yaratan adama dil uzatacak, ona ayyaş diyecek, adını ağzına almayacak, her yerden ismini kaldırmak için kendini paralayacak, sonra bir gün sihirli değnek değecek, hepsi senden benden daha Atatürkçü kesilecek, biz de yiyeceğiz öyle mi? Ulan 2 elinizle bir s..nizi doğrultamıyorsunuz, kıçı kırık bir cam filmi için yasa çıkartıp düzenleme yapamıyorsunuz, kalkmış "güçlü Türkiye, güçlü iktidar" palavrası sıkıyorsunuz. Doğru düzgün yaptığınız ne var bu memlekette ya? Neyi doğru düzgün yapabilmişsiniz de Atatürkçülüğü becerebilesiniz, ha? Alışmadık kıçta don durmaz der babam hep. Bunlarınki de o hesap. Ne adaletiniz adalet, ne Müslümanlığınız Müslümanlık, ne yasanız yasa, ne mahkemeleriniz mahkeme, ne ekonominiz ekonomi... Herifin teki ihbarda bulunuyor. Adam FETÖ'nün tillahı. Bunun ihbarıyla insancıkları FETÖ'den içeri tıkıyorlar. 170 gün yatırıyorlar. İhbarda bulunan zibidiyi mahkemeye çağırıyorlar, herif
Hukuk
CUMHURİYET "Vur de vuralım, öl de ölelim" in "Atam izindeyiz" e çıldırmasıdır bugün yaşadıklarımız. Kin ve nefretin, naifliğe delirmesidir. Ucuz yalakalığın, adanmışlığa öfkesidir. Yarın unutulacak olanların, sonsuza dek yaşayacak olana tahammül edememesidir... Batı'ya kıçını dönenlerin, Batı'ya yüzünü dönenlere hasetidir... 29 Ekim'i, 10 Kasım'ı anlamalarını beklemeyin. Anlamayacaklar. Onlar "kutlanmayacak" dedikçe, biz kutlayacağız coşkuyla... Delirecekler. Bırakın delirsinler. Dünya döndükçe; Atam, izindeyiz... Emre Dölcel
Siyaset