Hafif bir rüzgar esti. Semtin erken uyarı sistemleri çalışıyordu. Umurumda değildi. Hani sözgelimi, kör testere ile kesseler sırıtırdım. Ben zaten orada değildim. Ne yerde ne gökteydim. Avaramu...
Şarkıları, acil çıkış kapılarını bulamayanların ve aramaktan vazgeçmiş olanların, koşulları yırtamadığı için kendini yırtmışların ruhlarında yeraltı nehirleri gibi akan Samsunlu Orhan abim işi biliyordu: "Kula kulluk edene, yazıklar olsun." Neticede, Orhan abimin cümlesinde de bir "kul" mevzuu vardı ve bu laf ortada olduğu müddetçe, tilkilerim bana rahat vermezdi.