Züleyha

Züleyha
@Kayraz
İstanbul
145 okur puanı
Ocak 2018 tarihinde katıldı
Gelip geçici ve fâni görünenin özelliğidir. Görünmeyenlerden elde edilen ise varoluş, varlık alanına aittir. Gerçek değer, görünmeyenin zorunlu yolu içinde olmakta yatar. Kur'an bu ilişkiyi, yağmurda gelişen, ancak yaşam kaynağı azalmaya başladığı an ölmekte olan bir bitkiye benzemektedir (10:25).
Reklam
"Ey yüce Rabbim, bizi dünyayı yorumlayıp anlayanların arasında kıl, sadece geçip gidenlerin arasında yapma."
Özellikle, lughz'un kullanımı, söyleyenin niyetinin dışında bir nitelik taşır. İbnü'l- Arabi, dünyanın şartı budur diyor. Allah, dünyayı insanlar O'nu anlasınlar diye yarattı, ama onlar dünyanın kendisiyle meşgul oldu, yaratılışın lungz'unu diğer bir ifadeyle şifresini yanlış anladılar ve kurucunun niyetine meydan okudular.
İbn Manzur şöyle açıklar: "Çünkü onlar, bir şey ile başka bir şeyi anlatan, yol tarif eden bayrak gibi işaretlerdir. Bir başka anlatımla Kur'an'da bir araya gelen harflerdir. Onlar iki ardışık konuşma arasında süreksizliğin anlamına yönelik işaretlerdir..." Bu tanımlamalar, ayetin tıpkı insanları gideceği yöne yönlendiren yol bayrakları gibi özel bir şekilde birbiri ardına geldiğini ortaya koyar. Bu şekilde devam ederek bir sonuca ya da manaya yönlendiren, birbirinden uzak duran kelime ve metin gruplarını işaret eden "bir açıklama kaynağı"na referans verir. Bununla birlikte, terimin en güçlü anlamı, yaygın olarak alıntılanan ayeti olduğu gibi "sembol"dür: "Varlığımızın delillerini, (kainattaki uçsuz bucaksız) ufuklarda ve kendi nefislerinde onlara göstereceğiz ki, o Kur'an'ın gerçek olduğu onlara iyice belli olsun. Rabb'inin her şeye şahit olması yetmez mi?" (41:53) Yaratılan her şeyi sembol olarak sunan bu ayet, İslami sembolizm kavramının temel taşı olarak görülebilir. Aya aynı zamanda "keramet" anlamına da gelir. Bu nedenle Allah'ın kerameti onun ayetidir. Aya; örnek, uyarı, ders ve hatırlatıcı anlamına gelen ibra (ibret) anlamında da kullanılır: "And olsun, Yusuf ve kardeşlerinde (hakikati arayıp) soranlar için ibretler (ayet) vardır." (12:7)
al-Nābulusī, "Munājāt"
"... Ben O'na dedim: 'Ey Rabbim, senin nezdinde benim yerim nedir?' Dedi ki: 'Sen bana çok yakın olanlardansın ve bu nedenle herkes seni sever. Ben seni severim, seni seveni de severim.' Ben O'na dedim: 'Ey Rabbim, insanlar bana zarar veriyor.' Bana dedi ki: 'Bütün bunlar senin menfaatinedir, onların verdiği zararın sonucu için kendi içine bak, sen bana daha fazla yaklaşıyorsun ve muhakkak onların üstesinden geleceksin."
Reklam