*Toplumsal içerikli film kavramı Türkiye'deki sinema eleştirmenlerinin sinema literatürüne yaptıkları "dahiyane" bir katkıdır! Bununla anlatılmak istenenin ne olduğu tam bilinmemekle birlikte, okuyucu ve seyirci bu kavramın "ciddi" filmleri işaretlediğini hemen anlayıvermektedir. Oysa bilimsel filmlerin dışında (ki bilimin kendisinin de toplumsal bir belirlenimi olduğu açıktır), toplumsal içerikli olmayan film yoktur. Bütün filmler insan ilişkilerini anlattığına göre, en pespaye seks filmleri ve arabesk filmler de toplumsal içeriklidir. Dolayısıyla bu kavram gerçekte hiçbir şey söylememektedir. Bu kavram, politik olandan duyulan ürküntü motivasyonuyla icat edilmiş olsa gerekir.
gerçeği yaşamınkinden farklı olmayan bir şekilde, yani "olduğu gibi" algılamaktan öteye gidememekte ve yaşamı güdüleyen yasallıklar üzerinde etkinlik elde edebileceği bir konuma gelememektedir. Yani, filmdeki olaylar ve karakterlerle özdeşleşen seyirci, eleştirel bir bakış açısına sahip olamamakta, olayları, dolayısıyla yaşamı, olduğu gibi kabullenmeye itilmektedir.
"Fakat 'olmak' tabii bir şey midir? Hayır, bana hiç de öyle gelmiyor, hatta tam tersi, kanımca esrarlı, mucizevi ve tamamen doğaldışıdır."(P. P. Pasolini)