ŞÜKÜR

10/10
·432 syf.··
Beğendi
·
2026 20. kitabı
·
31 günde okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2026 14:37
Bence kitabın adı "Neden İnanıyorum" gibi bir başlık olmalıydı. Çünkü kitabın içeriği incelendiğinde müslüman olmaktan ziyade Allah'a inanmanın gerekleri açıklanıyor. Zira yaratılışın tesadüften ziyade Yaratıcı'nın gücü sayesinde olduğuna inanan Hristiyan, Yahudi veya başka bir dine mensup biri de olabilir. Bunun yanında kitabın içeriğine bakacak olursak Kuran'ın evren, dünya ve canlılar ile olan ilişkilerini inceleyerek Kuran'ın insan yazması olmadığını, Allah'ın kelamı olduğunu açıklanmış. Hz. Muhammed ve insan fıtratı da bu kapsamda ayrıca incelenmiş. Deizme cevap olarak İslam'ın anlamı, Kuran'ın inşa ettiği zihin açıklanmaya çalışılmış. Bunun yanında Kuran'ın korunmuşluğu ile ilgili gerekçeler yazılmış. Yazarın da bilimsel bir gerekçe olmadığını kabul ederek açıkladığı Kuran'daki matematiksel ölçü tezleri açıklanmış. Kitap herkesin anlayacağı bir dilde ve özet olarak yazılmış.
Din İslam
Neden Müslümanım?Caner Taslaman · İstanbul Yayınevi · 2020486 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Eskiden diktatörleri destekleyen ABD ve Batı Avrupa, parayı "Hürriyet" ve "Demokrasi" diyerek aklıyordu. Şimdiyse hem "demokrasi" diyor hem de "insan hakları - inanç özgürlüğü" diyor. Demekle kalmıyor, kendi eliyle iktidara getirmiş olduğu diktatörleri, iktidardan indirmek üzere demokratikleşmenin önündeki engellerin kaldırılması' ya da 'demokrasiye geçiş görevi diyerek ulusal orduların kimliğinin yok edilmesi; bağımsız devlet egemenliğini koruma kararlılığının kırılması ve devlet merkezlerinin zayıflatılması yoluna gidiyor. Bu işlem için NGO'dan NGO' ya, vakıftan vakfa yatırım yapıyor. NED'in resmi olarak yıllık ödemeleri, 37 milyon dolar. 2001 sonuna dek, Amerikan resmi kaynağı NED'den Türkiye 'sivil' hareketine, 4,7 milyon dolar, George Soros'un örgütünden 1,073 milyon dolar ve NED kanalıyla İngiliz WFD (Westminster Demokrasi Vakfı)'den 6 250 sterlinlik demokrasi yatırımı yapılmış.
Sayfa 56 - Sia Kitap·Kitabı okuyor
Siyaset
"Çevre" ve "tarih mirası"nın anlamı, eylemlerin parayla desteklenmesine, çıkarlara göre değişiyor. Bağdat'ta kütüphanelerin yakılmasıyla kül olan miras petrol kartellerini pek ilgilendirmezken Türkiye'deki birkaç bin kilometrekarelik bir alandaki bitki ve böceklerin baraj suyu altında kalması ilgilendiriyor; barajlarda birikecek su ile yeşerecek olan geniş bölgelerdeki yeni bitkiler ve yaşam alanında doğacak yeni böcekler ve öteki hayvanlar çok ilgilendirmiyordu. Güneydoğu Anadolu'da, Kuzey-doğu Anadolu'da ya da Mezopotamya'da olunca “çevre" ve "tarihsel miras" olacak, Filistin'de olunca kim bilir ne olacak.
Sayfa 55 - Sia Kitap·Kitabı okuyor
Siyaset
Bir zamanlar Milli Güvenlik Danışmanı olarak, Latin Amerika'ya demokrasi ihraç eden Henry Kissinger, iyi de gerçekleştirdikleri kanlı darbenin gerekçesini, 27 Haziran 1970'te şöyle savunuyordu: "Bir ülkenin kendi halkının sorumsuzluğu yüzünden komünist olmasını öyle kenarda durup seyredecek değiliz."
Sayfa 49 - Sia Kitap·Kitabı okuyor
Siyaset
Seçim ön tahminlerinin seçmenler üstündeki yönlendirici etkisi düşünülünce, işin nereye vardığı kestirilebilir. Niyetleri ne denli iyi(!) olursa olsun, yabancıların güdümünde çalışmalarla gerçekleşen hür ve demokratik seçimlerin ulusallığının derecesi ve sandıktan çıkanın hangi halk iradesi olduğu da ayrı bir sorun.
Sayfa 47 - Sia Kitap·Kitabı okuyor
Siyaset