Bir zamanlar diktatörleri iktidara taşımak için her türlü kanlı ve örtülü operasyonu gerçekleştiren, her tür örgütlenmeyi 'komünist örgütlenmesi" olarak niteleyen bir devletin yönetimi, birdenbire demokrasinin gerçek sahibi oluverdi. Gerek kendi elemanlarını ve gerekse yandaş yönetimlerin elemanlarını Gestapo istihbaratçılarınca tasarlanmış eğitimlerden geçiren, işkence yöntemlerini öğreten aynı devlet, birdenbire işkencenin düşmanı, insan haklarının yılmaz bekçisi, dünya dinlerinin ve kutsal inançların koruyucusu, eğitim özgürlüğünün biricik güdümleyicisi, kitle örgütlerinin para kanalı oluşturmak dâhil her bakımdan kollayıcısı oluvermişti.