Ay Işığı

Saadetle fazileti, ilimle politikayı, şe'niyetle (realite ile) ideali ayırmasını muallim öğretecektir. Bunların birbirine zıt hakikatler olduğunu muallim gösterecek ve muallim bizi, bu kıymetlerden üstte olanı, hakikate götürücü olanı seçebilecek kemale erdirecektir. Tahsil alelade bir iş değil, bir mefkure olmalıdır. Genç ruhların derin ve sürekli bir sürür halinde doğuştan sahip oldukları bu mefkureyi, seneler içinde bir yığın bilgi halinde verilen ve asıl ruhtaki olgunlaşmak ihtiyacını duyulmayan hatalı bir tahsil, azar azar yok etmektedir. 1939, Hareket Dergisi, Nurettin Topçu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Muallim bir memur değildir; belki genç ruhları kendilerine mahsus manadan bir örs üzerinde döverek işleyen bir demircidir. Kendisine verilen vazifeyi gözlerini kapayarak yapan, programın müfredatını sene sonuna kadar bitirmeye muvaffak olan, hatta yalnız dersini hakkıyla kavrayan talebe yetiştirebilen muallim, vazifesinin en mühim kısmını başarabilmiş sayılmaz. Biz on, on beş yıllık bütün çocukluk ve gençlik devresinde ruhlarının teşkilini kendilerine emanet ettiğimiz muallimden sade bu işleri beklemiyoruz, ilk tahsil çağlarından başlayarak bilhassa edebiyat, felsefe, tarih gibi kültür derslerinin, dünya hayatında rol yapmaya namzet olan genci kainat karşısında kendine mahsus görüşlere sahip, bizzat kendisi için hayat kaideleri oluşturabilen bir "bütün insan" olarak yetiştirmesi lazımdır. 1949, Hareket Dergisi, Nurettin Topçu
Çoğunlukla kelimeleri hatırlıyorum. Dünyada milyonlarca kelimenin olduğunu keşfettiğimde çok küçüktüm. Etrafımdaki herkes, hiç çaba sarf etmeden onları seslendiriyordu. ... Marketteki kasiyer: Bizi tercih ettiğiniz için teşekkür ederiz. Herkes kendisini ifade etmek için kelimeleri kullanıyordu. Ben hariç. Ve eminim ki tüm bu insanlar bu kelimelerin gücünün farkında değildi. Oysa ben farkındaydım.

Ay Işığı

, bir kitap okudu
Puan vermedi·160 syf.··
8 günde okudu
·
2023 13. kitabı
Mehmet Görmez
8.6/10 · 490 okunma
Allah'ın da kendisini, her sözünü, her halini, her davranışını müşahede ettiğinin farkındadır. O yüzden "Amentü" demek ayrı bir şeydir, "Eşhedu" demek başka bir şeydir.