Ay Işığı

Hususi kainat, kumandası insanın kalbine ve fiillerine bağlanmış bir ekran gibidir. İşte bu yüzden alemini güzelleştirmek isteyen biri öncelikle kalbini ve fiillerini düzeltilmelidir. İnsan bir güzellik ortaya koyduğunda, şahsi alemi güzelleşmeye ve nurlanmaya başlayacaktır. İşte insan kendi kainatının aynası, temsilcisi ve vekildir; kendi kainatında bulunan herkesin, her şeyin hizmet ve ibadetlerini Allah'a sunan bir temsilcisidir.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Her insanın bir arş-ı kemali vardır. İbadet ve hizmetleri ile o noktaya çıkamayan insanı, Cenabı Hak musibetler marifeti ile kemale erdirmektedir. Kader manevi yolculuklarında yavaş gidenleri musibetler aracılığı ile hızlandırmaktadır. Kederlerle kemalat arasında bir ilişki olmasaydı Miraç, Hüzün senesine denk gelir miydi?
Kalp grafiğindeki iniş ve çıkışların çokluğu kişinin hayatı olduğunu gösterdiği gibi musibetler nimetleri, sevinçler hüzünleri takip ediyorsa bu canlılık alametidir. Aksi halde insan manevi bir felç geçiriyordur. Saadetli, mutlu, huzurlu bir dünya hayatı insanın kemalatını, eğitimini gelişimini engelleyen bir süreçtir. Kimin hayatı zorluk ve musibetlerle geçiyorsa, varlık ve nuru hissediş onda daha fazladır.
Muhyiddin Arabi'nin tespiti ile, Arapça'daki "kelam" kelimesi "yara" manasındaki 'kelem' den türetilmiştir. Yaranın yara sahibine etki etmesi gibi, kelimelerde onları söyleyenin ve dinleyenin ruhunda olumlu veya olumsuz izler bırakır.
Yaşadığımız hadise ferahlık kaynağı olmak yerine kasvet sebebi olmuşsa, teferruata bakmamız gereken yerde bütüne, bütüne bakmamız gereken yerde teferruata dikkat kesilmemizden dolayıdır.